AtıkPET şişelerinden yapılan geri dönüştürülmüş plastik parçaları yılda 28 milyondan 60 milyona çıkarmak. Yılda PLA dahil, 750 ton biyopolimer ve biyokompozit hammadde kullanmak. AEEE geri dönüşüm tesislerimizden elde edilen plastikleri, bulaşık makinesi, fırın ve kurutucu ürün kategorilerinde kullanmak İzciMakina; Değirmen makinaları ve pet şişe geri dönüşüm makinaları imalatına 2005 yılında başlamış, kalitesini ortaya koyarak 1 yıl gibi kısa bir süre içerisinde büyük firmaların tesislerini kurar hale gelmiştir. Plastik kapak İstanbul üreticileri de geri dönüşüm yoluyla kendilerine plastik ham madde temini sağlarlar. Plastik kapaklar termoplastik denilen bir ham maddeden üretilir ve termoplastik geri dönüşüme uygun bir ham maddedir. Üretim sırasında oluşan plastik atıklar tekrar toplanarak geri dönüşüm tesislerine gönderilir. Üyelik: https://www.youtube.com/channel/UCal0px1fBm_-6ZEqd48lRAA/joinPet şişe kesecek çok basit bir alet , yapımı çok kolay instagram: https://www.instagram Pet şişe kapağı ile kolay dekoratif süs yapımı elinizdeki plastik kapakları değerlendirebileceğiniz çok kolay bir geri dönüşüm çalışmasıdır.Pet şişeler farklı şekillerde değerlendirilebildiği gibi bunların kapakları da okul öncesi çalışmalarda ve birçok kendin yap uygulamasında kullanılmaktadır. 8Hxdf. HER TÜRLÜ PLASTİK KAPAK RENK, BOYUT, KIRIK VE EZİK OLMASI ÖNEMLİ DEĞİLDİR Saygı Değer Proje Gönüllülerimiz ; Proje Koordinatörü Prof. Dr. Nurselen TOYGAR’ ın girişimleriyle başlatılan ve Proje Ekip Sorumlusu Bülent BAŞOĞLU ile koordinasyonu sağlanan projemiz tamamen engelli vatandaşlarımıza destek vermek amacıyla oluşturulmuştur. Tüm ambalajlarda bulunabildiği ve kolay toplanabildiği için plastik kapaklar tercih edilmiştir. Projemizin tekerlekli sandalye dağıtımları 12 Kasım 2010 ve 08 Nisan 2011 tarihlerinde saat de Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültemizin Bilim Sanat Amfisinde, - 1430' da İstanbul Carousel Avm'de yapılmış olup; Ara gönderimler de dahil dağıtımlarda şu ana kadar 220 ton kapak toplandı 1035 adet araç teslim edilmiştir. Kapak toplama amacıyla sosyal ağlarda birçok sayfa ve grup açılmış olup, bazı dernek veya kişilerin toplanan kapakları kişisel menfaatleri doğrultusunda kullanıldığı nedenle proje gönüllülerimize sağlıklı bilgiler vermek amacıyla tarihinde resmi Facebook ve Twitter hesaplarımız açılmış, desteğinizle kısa sürede binlerce gönüllüye ulaşılarak güncel bilgiler aktarılmaktadır. Tekerlekli sandalyeye ihtiyacı olan bir çok engelli vatandaşımız maddi durum yetersizliği nedeniyle tekerlekli sandalye alamamaktadır! Projemiz ile gündelik yaşam koşullarında dışarı çıkamayan ve bu nedenlerle sıkıntı yaşayan engelli vatandaşlarımız desteklenmesi amaçlanmaktadır. Proje gönüllülerimizin desteğiyle toplanan plastik kapaklarımız yapılan anlaşmalar ile 3 noktaya teslim edilmektedir. 1- İzmirde Muzaffer Pınarbaşı Tesisleri 2- Antalyada Güvenç Kağıtçılık 3- Tarsus Kızılca Plastik Bu noktalar, geri dönüşüm işçilerinin toplayarak getirmiş olduğu geri dönüşüme uygun ürünleri ücret karşılığında ise parasal alışveriş söz konusu engellilerimize destek vermek amacıyla başlatılan bir dağıtılan Otto Bock Centro S1 model manuel tekerlekli sandalyeler 580 – 750 TL. arasında ücretlendirilmekte olup, projemize destek veren firmalarla yapılan görüşmeler çerçevesinde 250 kg. civarında kapaktır. Bu sayı kapak büyüklüğüne göre değişkenlik haber kaynaklarında kapak olarak belirtilmiş olup, Kapak 10 ile 15 Kg arasındadır. kapak karşılığı 1 tekerlekli sandalye teslim anlaşması yapılmıştır. Her 250 kg kapak karşılığında 1 adet Otto Bock Centro S1 model manuel tekerlekli sandalye tarafımızca alınmakta ve sağlık kurulu raporuyla projemize başvuru yapan hak sahibi engelli vatandaşlarımıza sıralama ile verilmektedir. Projemiz sosyal sorumluluk projesidir. Para alışverişi söz konusu olmadığı için afiş, kutu vb. kampanya desteği ürünlerde siz değerli gönüllülerimizin desteğiyle geniş bir kitleye sürekliliği sizlerin değerli desteğine önemli benimde tuzum bulunsun diyorsanız lütfen kapak toplayınız ve bize her sağlıklı insan Bizler bir engelli adayıdır. Her geri dönüşüm atığı geleceğimizdir ! Kapak dışındaki geri dönüşüm özelliği taşıyan diğer ürünleri ise lütfen Çevko Vakfına teslim ediniz. Desteğiniz için teşekkür eder, Kapaklarınıza sahip çıkmanızı temenni ederiz. SON TARİH = 2012 YIL SONU OLUP, SÜREKLİLİĞİ DESTEĞİNİZE BAĞLIDIR. İçecekleri plastik şişelerden tüketmek o kadar yaygınlaştı ki, artık bu plastiklerin hangi maddelerden yapıldığını ve çöpe atıldıktan sonra ne olduğunu düşünmek tüketicilerin aklına gelmiyor. TIKLAYIN Bilmeniz gereken 6 plastik gerçeği Türkiye’de yılda yaklaşık 3 milyon ton plastik ambalaj malzemesi üretiliyor. Bu da Türkiye’de yaşayan her bir bireyin yaklaşık 40 kg plastik ambalaj malzemesi kullanması demek. Özellikle su kaynakları yakınlarında yaşayanlar için, plastik ambalajların suda yüzdüğünü görmek sıradanlaşmış bir durum haline geldi. Ama sonuçta bu plastikler, tüketiciler için yaratılmış ürünler. Her gün kullandığımız ürünlerin çevreye olan etkilerini düşünmez, kendimizin alışkanlıklarını değiştirmezsek çevremizi nasıl değiştirmeyi bekliyoruz? Maalesef çözüm sadece geri dönüşüm değil. Sizinle plastiğin, özellikle plastik şişelerin neden hayatımızdan çıkması gerektiğini gelin adım adım inceleyelim. 1 Plastik şişelerin ana maddesi ham petroldür. Independenta faciası 1979 1 litrelik plastik şişenin üretimi için 100 ml ham petrol kullanılmakta. Plastik şişeler PET adı verilen bir polimerden üretilmekte. O yüzden bu şişelere pet şişe diyoruz. PET’in üretilmesi için gerekli etilen ve ksilen adlı maddeler ham petrol üzerinden sağlanıyor. Ham petrolde dışarıya bağımlı Türkiye’nin tüm ithalatının %9’u sadece ham petrolden oluşmakta. Bu petrolün taşınmasından dolayı oluşan facialar Türkiye tarihinde derin izler bırakmış durumda. Özellikle 1979 yılında yaşanan Independenta faciasında, ham petrol taşıyan Independenta gemisinin geçirdiği kazada, yaklaşık 700 milyon litre ham petrol denize karışmış, çıkan patlama ile alev alan petrol 27 gün boyunca süren büyük bir yangına, 43 kişinin ölümüne ve çevre felaketine yol açmıştır. 2 Plastik aynı zamanda doğalgaz da kullanır PET şişenin diğer bir içeriği ise doğalgazdır. Bir litrelik şişenin yapımı için 42 lire 300w, 420w" sizes="max-width 675px 100vw, 675px" data-recalc-dims="1" /> PET şişe kapakları polipropilen denilen başka bir plastik türü maddeden üretilmektedir. Geri dönüşüm yaptığınızda kapakları plastik şişelerden ayırmayı unutmayın, çünkü kapakların pet şişe geri dönüşümüne karışması “kirlilik” olarak kabul edilmekte. 8 Geri dönüştürülmüş plastik içi görünen şişelere dönüştürülemiyor. Pet şişeler kaçınılmaz bir şekilde tozla, yapışkanlarla ve şişenin içinde kalan sıvı kalıntıları ile temasta bulunmakta. Bu yüzden geri dönüştürülmüş şişelerde mikroplar ile kirlenme oldukça olası bir durum. 9 Plastik genelde “downcycle” edilir. Downcycle, kullanılmış şeylerin daha az kalitede ürünlere dönüştürülmesidir. Örnek olarak ofis kağıdını tuvalet kağıdına dönüştürmek verilebilir. Bu terim, plastik şişeler için, su boruları, polyester kumaş gibi ürünlere dönüştüğü zaman geçerlidir. Geri dönüştürülen plastikler çok büyük oranlarda bu iki ürüne dönüşür. 10 Geri dönüşüm genelde para kaybı olarak algılanmakta. Geri dönüştürülmüş plastik pazarı, geri dönüşüm programlarını destekleyecek kadar büyük bir pazar değil. Bu yüzden bu programlar bazı durumlarda plastikleri çöplüklere atmaktan yaklaşık 5 kat daha fazla gider oluşturmakta. O yüzden şirketler geri dönüşüm programlarına yatırım yapmak konusunda genellikle isteksizdirler. 11 Yakılan çöpler daha fazla sorun yaratmakta. Belediyelerde oldukça yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanılan çöp yakma, plastiklerin yakılması durumunda yüksek derecede zehirli kimyasallar ile beraber sera gazı salımına da yol açmakta. Öyle ki bu salım, çöplerin çöp sahalarında saklanmasından oluşacak karbondioksitten daha fazla. Yakım santralleri ayrıca oldukça pahalıya gelmekte, çöpü tamamen yok etmemektedirler. Çöpler yakıldıktan sonra oluşan zehirli küllerin ise nasıl çevreye zarar vermeden saklanacağı tam olarak bilinmemektedir. 12 Plastik atıkları kuşlar ve deniz canlıları tarafıdan yenilmekte Eğer plastik şişeniz su kaynaklarına karışırsa, büyük bir ihtimalle su canlıları tarafından gıda zannedilerek tüketilecektir. Özellikle küresel anlamda baktığımızda, plastik kirlilik öyle bir duruma gelmiş durumda ki, okyanuslarda besin zincirinin kilit üyesi sayılan her 1 zooplankton için 6 plastik atık suya karışmış durumda. 13 Mikroplastikler herkesi etkilemekte. Suya karışmış bu mikroplastikler, hem balıklar tarafından yem zannedilmekte, hem de plastiklerin suya karıştığı zaman saldığı zehirli fatalatlar en son bizim de tükettiğimiz balıkların derilerine ve etine de karışmakta. 14 Ftalat tehlikesi. Ftalat olarak adlandırılan bu kimyasallar sadece balıklardan değil, içtiğiniz içecekler üzerinden de sizi etkilemekte. Özellikle uzun süre beklemiş içeceklerin içerisinde bulunan bu kimyasal, insan vücudundaki hormonların bozulmasına yol açıyor. Ftalatların göğüs kanserinde, obezitede, çocuklarda zeka gelişiminin yavaşlamasında etkili bir rol oynadığı düşünülüyor. Bu 14 maddeyi kısaca özetlemek gerekirse, sadece geri dönüşümün çözüm olmadığı çok açık. Plastik şişeler ve plastik ambalajları tamamen kullanmayı kesmek yapacağınız en akıllı seçimlerden biri olacaktır. Bu şekilde yaşayan birçok kişi bulunmakta. Plastik kullanmamak sıfır atık felsefesinin kilit taşlarından biri. Oluşacak zararı oluşmadan engellemeyi planlayan sıfır atık felsefesi, bireylerin plastik de dahil olmak üzere gereksiz çoğu atığı hayatından çıkarmasını sağlıyor. Sıfır atık ile ilgili daha fazla bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. - Reklam - Pet şişe kapakları, çöp poşetleri, plastik şişe ve atık kumaşlardan tasarladığı kostümler ile geri dönüşüm ve sıfır atıkkonusunda farkındalık yaratarak ilgi çekici tasarımlara imza atan Stilist Elif Kılıç gazetemize konuk oldu. ESMA ALTIN- Geri dönüşüm ve sıfır atık konusunda tasarladığı kostümler ile farkındalık yaratmaya çalışan Stilist Elif Kılıç, birbirinden farklı tasarımları ile dikkatleri topluyor. Moda endüstrisinin dünyayı en çok kirleten ikinci sektör olduğunu öğrendiğinden bu yana, atık maddelerin geri dönüştürülmesi ve moda sektöründe de yer edinmesi için kıyafetler tasarlamaya başladığını ifade eden Kılıç; “Bir beyaz tişört üretimi için 2 bin litre suyu kirlettiğimizi öğrendim. Bu durum geçmişteki ve günümüzdeki ihtiyaç kavramını tartmama neden oldu. Tüketim hızının artması ile birlikte doğaya vermiş olduğumuz zarar da arttı. Bulunduğumuz noktada dünyanın yaptıklarımızı tolere etme şansı maalesef yok. Bu yüzden geri dönüşüm bir gerekliliktir. Tasarımlarımda pet şişeler, atık kumaşlar, galoşlar, çöp poşetleri kullanıyorum. Tamamıyla atık malzemelerden olmasına itina ediyorum.” dedi.DÜNYAYI EN ÇOK KİRLETEN İKİNCİ SEKTÖR MODA ENDÜSTRİSİ’ Girmiş olduğu bir eğitimde petrol endüstrisinden sonra moda endüstrisinin dünyayı en çok kirleten ikinci endüstri olduğunu öğrendikten sonra bu anlamda farkındalık yaratmak amacıyla çalışmalar yapmaya başladığını belirten Kılıç, sözlerine şöyle devam etti; “ Bir beyaz tişört üretimi için 2 bin litre suyu kirlettiğimizi öğrendim. Bu durum geçmişteki ve günümüzdeki ihtiyaç kavramını tartmama neden oldu. Önceden sağlam bir ayakkabımız varsa bu bize yetiyordu. Şimdi ise ama mavi, kırmızı renk ayakkabım yok diyoruz. Bu şekilde ihtiyaç kavramı değişti. Tüketim hızının artması ile birlikte doğaya vermiş olduğumuz zarar da arttı. Bulunduğumuz noktada dünyanın yaptıklarımızı tolere etme şansı maalesef yok. Bu yüzden geri dönüşüm bir gerekliliktir. Bu açıdan dikkat çekmek için yaptığım çalışmalar var. Tasarımlarımda pet şişeler, atık kumaşlar, galoşlar, çöp poşetleri kullanıyorum. Tamamıyla atık malzemelerden olmasına itina ediyorum.”Atık maddelerden oluşan şu ana kadar 15 adet kostüm tasarladığını ve bunların tamamının el işçiliği ile yapıldığını kaydeden Kılıç, şunları ekledi; “Bir kostümün oraya çıkması yaklaşık 2 buçuk, 3 ay kadar sürüyor. Yoğun emek kullanarak yapıyoruz. Burada mümkün olduğu kadar üretimi yavaşlatırken tüketimin de yavaşlatmak gerektiğinin altını çizmek istediğimiz için mümkün olduğu kadar el emeği yoğun bir şekilde çalışmalar ortaya çıkarmaya çalışıyorum. Teknoloji bağımlısıyız. Teknolojiye çok anlam yüklüyoruz. Milenyum bize çok vadetti ama kazandığımız huzur ve hayat şartları bu hayat bize ne kadar konfor getirdi, konforla birlikte ne kadar huzur yakaladık. Pandemi ile birlikte bunlar yeniden masaya yatırıldı ve yeniden bunları düşünmeye başlıyoruz. Bu açıdan mümkün olduğu kadar el emekli, yoğun emekli ürünler olmasına imtina ettim. Tüm çalışmalarım ise ortalama 2 buçuk senede ortaya çıktı.”TASARIMLARIMLA DÜNYANIN BİZE MİRAS DEĞİL EMANET OLDUĞUNU VURGULAMAK İSTEDİM’Geri dönüşüm maddelerinden tasarladığı kıyafetlerinin hepsinin bir anlamı olduğunu ve bu açıdan hepsinin bir mesaj içerdiğini dile getiren Kılıç, şunları söyledi; “Tarihe mal olmuş kahramanlar, bununla birlikte hayatımıza yön veren felsefeler dünyanın tek sahibinin biz olmadığımız, bizden önce de bu topraklarda yaşayanlar olduğu ve onların da bırakmış olduğu izler açısından önemlidir. Geçmişteki karakterleri ya da Anadolu’daki efsaneleri, mal olan karakterleri de hatırlatarak bunun altını çizmek istedim. Onları tekrar hatırlatmak istedim. Zaman kavramının dünyanın bize miras olmadığını, bize bir emanet olduğunu, geleceğe de yine düzgün bir şekilde bırakmak istediğimize vurgu yapmak istedim.”Birbirinden farklı materyallerle oluşturduğu kıyafetlerinde insanları sıfır atık konusunda düşünmeye çağırdığını anlatan Kılıç, şunları dile getirdi; “Ne kadar çok boş vakti varmış diyen de olduğu, ilgi çeken de oldu. Amacım zaten bu kostümleri sahneye çıkarırken insanları bu konu hakkında konuşturabilmek, ben olsam ne yapardım diye düşündürebilmekti açıkçası. Bu anlamda doğru bir yerde olduğumu düşünüyorum. Ama bir konu ile ilgili sahneye çıktığınız zaman alkışlanabildiğiniz kadar yuhalanabilirsiniz de. Kapak Kız ile başlayan projemizde mesela ismi nedeniyle ciddi bir beğeni aldı. Bunlar bizim ilgimizi çeken, hoşumuza giden çalışmalar. Mümkün olduğu kadar gündemde tutmak için her platformu değerlendirmeye devam edeceğiz.”İHTİYAÇ KAVRAMIMIZI YENİDEN DÜŞÜNMELİYİZ’Yaptığı tasarımlar ile herkesin elindeki atık maddeler ile bir şeyler tasarlaması gerektiği değil, aksine daha az tüketmeyi öğretmeyi amaçladığını kaydeden Kılıç, şunları söyledi; “Burada amaç asla kapaklarınızı toplayın, kendinize bir yelek yapı ya da bir kıyafet yapın değil. Ancak gardırobunuzda giyilmeyi bekleyen her ürün en az bunlar kadar çöp. O yüzden daha az tüketmek, daha kontrollü satın alma davranışları gerçekleştirmek, ihtiyacımız olan şey bu. İhtiyaç kavramımızı yeniden düşüneceğiz. Stoklamak biraz sıkıntı. Bakıldığında, geleneklerine bağlı bir milletiz. Bir yemek yaptığınız zaman bile kokusu gitmiştir diyerek komşu ile paylaşan bir nesiliz. Stoklamak yerine paylaşmak ve daha kontrollü harcamak bence hepimiz için ihtiyacımız olan şey.”ATIK KONUSUNDA EV HANIMLARININ BİLİNÇLENDİRİLMESİ ÇOK ÖNEMLİ’İklim çalıştaylarına katılarak mümkün olduğu kadar hem moda sektöründe hem de dünyada geri dönüşüm, sıfır atık konularının gündeme gelmesi için uğraş verdiklerini ifade eden Kılıç, şunları belirtti; “Modacı da, akademisyen de ve özellikle ev hanımı da bunu gündemine alsın istiyoruz. Çünkü sıfır atık noktasında ev hanımlarımıza çok görev düşüyor. Pet şişe yemek atığı ile karıştığından bu artık bir hammadde olmaktan çıkıyor. O yüzden herkesin oturup bunları konuşması lazım. Çevre meselelerini havuz problemlerine benzetiyorum. Üç tanesi doldururken iki tanesi alttan boşaltırsa hiçbirimiz kazanamayız. Bu yüzden hepimiz oturup bunu konuşmalıyız. Bu açıdan mesleki yeterlilikler doğrultusunda dikkat çeken çalışmalar yapmak için elimden geleni yapmaya çalışıyorum.”Özellikle ev hanımlarının sıfır atık ve atık ayrıştırma konularında bilinçlendirilmesi gerektiğini böylece daha fazla verim alınabileceğini vurgulayan Kılıç, şunlara dikkat çekti; “Sıfır atık konusunun altını çizdiği nokta ilk noktada ayrıştırabilmektir. Bu anlamda çöp kabul edilmeden atığı sıfır noktasında buluşturmak, onu katma değer haline getirebilmek, bunun için de bunu bir hammadde olarak kullanabileceğimiz koşullarda saklayabilmek gerekli. Zaman zaman plastiklerimizi topluyoruz, ayrıştırıyoruz. Ama onları ayrıştırmamız çok uygun koşullarda olmayabiliyor. Bu noktada da kalitesi düşüyor. Evdeki kadın bilinçlendiği takdirde o zaman biraz daha verim almış oluyoruz. Bu sefer de çöpe giden ya da kullanılmayan ürün miktarı daha da azalmış oluyor. Bu açıdan kadınlarımız, ev hanımlarımız çok önemli. Onların bilinçlendirilmesi çok önemli. İnsanlar çöp atarken vicdan azabı çektikleri için atamıyoruz, tekrar çıkarıp ayırmak zorunda hissediyoruz diyorlar. Bunu yapmayı başardık.”ÇÖPLERDEN KATMA DEĞER SAĞLAYARAK BİR İYİLİK HAREKETİ OLUŞTURUYORUZ’Çöpleri geri dönüşüm fabrikalarına vererek elde edilen katma değer ile başka insanların hayatlarına dokunarak bir iyilik zinciri oluşturulabildiğine vurgu yapan Kılıç; “Bu çalışma ile birlikte bir proje başladı. Kendiliğinde oluşan bir iyilik projesi bu. Yaklaşık 2 buçuk sene içerisinde 3-3,5 tona yakın çöp topladık. Bunları geri dönüşüm tesisine teslim ettim. Karşılığında almış olduğumuz bedel ile birlikte bunları bebek arabalarına çevirdik. Köy okullarındaki çocuklara bayram harçlığı olarak dağıttık. Yani çöp dediğimiz şeyden bir katma değer oluşturduk. Ülkede bir sadaka ekonomisi var. Herkes bir diğerinden bir yardım bekliyor. Ama biz paylaşmayı bilen bir milletiz. Arzu ederseniz gözden çıkardığınız bir şey ile başka bir insanın hayatına dokunabilirsiniz, onun için bir farkındalık yaratabilirsiniz. Bu anlamda da başlayan lokal bir çalışma oldu. Fakat halen insanlar evde çöpe atmadan önce düşünüyorlar. Bu çok güzel bir şey. Kapak Kızı kostümünü tasarlarken mağazaya bir çocuk geldi. Ben mağazamı işletirken bir yandan da bu tasarımlarımı yapıyorum. Benim için de şöyle bir avantaj oldu; gözden çıkardığım, dikkatimi çekmeyen ama boşa attığım bir zamanım varmış, o zamanı geri kazanmış oldum. Çocuk suyunu içerken ürünü görünce ben de katkıda bulunmak istiyorum dedi ve şişenin içindeki suyu bitirmeden kapağını verdi ve onun gözünün önünde diktim. Bir iyiliği dahil edebilmek, bir iyiliği paylaşabilmek önemli. Bu hareket ile belki de bunu öğreniyoruz. Küçük bir hareket olarak başlıyor ama muhtemelen büyüyecek.” şeklinde konuştu. - Reklam - - Reklam - MAVİ KAPAK KAMPANYASI KAMU DUYARLILIĞI İLE DEVAM EDİYORPlastik sektörü 200 Bin Ton PET şişenin 85 Bin Tonunu Geri Dönüştürüyor! Türk plastik sektörü, olumsuz algı kampanyalarının bir yenisi ile daha mücadele ediyor. Mavi kapak toplama kampanyası ile ilgili haksız eleştiriler ve değerlendirmeler sektörü zan altında bırakıyor. Peki neden? Kapakların toplanması ile sektörün pet şişelerin geri dönüşüm sorumluluğundan kurtulduğu iddia ediliyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği yanlış yorumlanarak kampanyayı destekleyen milyonların zihninde soru işaretleri oluşturuluyor. Sonuç; plastik kapakların toplanması engelleniyor, ekonomi ve çevre kaybediyor, engellilerin umut ışığı söndürülüyor. Oysaki plastik ambalaj sektörü üretiminin yüzde 44’ünü geri dönüştürmek zorunda ve bu zorunluluk sonucu örneğin 2013 yılında piyasaya sürülen yaklaşık 200 bin ton pet şişenin, 85 bin ton atığı toplandı. Geri dönüşümü sağlanan pet şişelerin ekonomiye katkısı ise 120 milyon lira civarında. Plastik sektörü, kampanyaya gönül veren vatandaşlara mavi kapakları toplatarak ürettiği pet şişelerin geri dönüşüm sorumluluğundan kurtuluyor mu? Elbette hayır… “Sorumlu Endüstri” misyonu ile hareket eden plastik sektörü ürettiği ambalajların yaklaşık yüzde 44’lük bölümünü geri dönüşüme kazandırmak zorunda. Bu sorumluluk, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş kuruluşlar aracılığı ile yerine getiriliyor. Esas önemlisi geri dönüşüm miktarları üretimde kullanılan hammaddenin özelliğine göre belirleniyor. Sonuç olarak; polipropilen malzemeden üretilen plastik kapakların toplanması pet hammaddesinden üretilen şişelerin geri dönüşüm zorunluluğunu hiçbir şekilde karşılamaz. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı PAGEV Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu, “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği’nin 4. Maddesinde yapılan ambalaj tanımına göre su şişeleri tartışmasız olarak ambalaj statüsündedir. Ancak kapakların ambalaj sayılıp sayılmayacağı konusunda soru işaretleri mevcuttu ve yönetmeliğe ilave edilen ek madde ile bu da giderildi. 2011 yılında ambalajda bulunan destekleyici, yardımcı parçalar bütünleşik oldukları ambalajın bir parçası olarak kabul edilir’ ibaresi ile daha önce çöp olabilecek kapaklar’ da ambalaj olarak kabul edilerek geri dönüşüm zorunluluğuna dahil edildi” dedi. Son günlerde “plastik kapak toplayarak engellileri tekerlekli sandalye” ile buluşturan kampanya kullanılarak sektöre yönelik bir olumsuz algı yaratma çabası ile karşı karşıya kaldıklarını belirten Yavuz Eroğlu, “kapakların toplanması firmalarımızı geri dönüşüm sorumluluğundan kurtarıyor gibi asılsız bir söylenti ile mücadele ediyoruz. Üreticilerimiz destek verseler de bu kampanyanın hiçbir noktasında sorumluluklarından kurtulmak üzere yer almamıştır. Kampanya süresince toplanan kapaklar üreticilere ya da kampanyayı organize eden kurum/kuruluşlara değil direkt olarak yetkilendirilmiş geri dönüşüm işletmelerine ulaştırılmıştır. Geri dönüşüm işletmeleri kendilerine ulaşan kapakları miktar olarak belgeleyerek, hurda kapak bedellerini hesaplamış, Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi ile Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği gibi ilgili kurumları bilgilendirmişlerdir” diyerek sözlerine devam etti. PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu son olarak “Yanlış bilgi ve yönlendirmeler bu tarz kampanyalara gönül vermiş binlerce insanın kafasında soru işareti yaratmaktan öteye gitmiyor. Vatandaşlarımızın kapak toplamaktan vazgeçmesi engellilerimizin umut ışığını yok ederken, hem ekonomiye hem de çevreye zarar veriyor. Bugüne kadar; kampanyanın yaygınlaşmasında büyük rol oynayan Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi ve Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği TOFD tarafından yaklaşık altı yıllık süreçte 700 tona yakın kapak ile 2 bine yakın engelli vatandaşımıza tekerlekli sandalye sağlanmıştır. İki kurum tarafından altı yılda geri dönüşüme kazandırılan kapak miktarı sektörümüzün geçtiğimiz yıl geri dönüşüme kazandırdığı PET şişe miktarının sadece yüzde 1’ine denk geliyor. TOFD ve çeşitli kamu kuruluşları ile sivil toplum örgütleri tarafından kampanyanın devamı amaçlanıyor. Plastik sektörü ve PAGEV olarak kapakların toplanması ve engelli vatandaşlarımızın tekerlekli sandalyelerine kavuşması için kampanyanın arkasında durduğumuzu ve her türlü desteği vereceğimizi bu vesile ile tekrarlamak istiyorum” diye belirtti. PET ŞİŞE GERİ DÖNÜŞÜM KOVASI BASKET POTASI TİPİ TEKNİK DETAY ÖLÇÜLER ÇAP 98 CM YÜKSEKLİK 150 CM 180 CM ÇAPLAR STANDARTTIR ÇESAN HASIR TELDEN İMALATI YAPILMIŞ OLUP 25*25* 2MM ÖLÇÜSÜNDEDİR HASIR TEL YERDEN YÜKSEKLİĞİ 130 CM OLUP ÜST KISMINDA REKLAM İÇİN KAPATILMIŞ 0,50 SAÇTAN REKLAM YERİ BIRAKILIR.BU ÖLÇÜ İSTENEN ÜRÜNE GÖRE DEĞİŞİKLİK SERGİLEYE BİLİR. REKLAM YERİ EN AZ 25 CM GENİŞLİĞİNDE BIRAKILMIŞTIR. BU ÖLÇÜ İSTENEN ÜRÜNE GÖRE DEĞİŞİKLİK SERGİLEYE BİLİR. KOVANIN ALT VE ÜST KAFALARDA KUŞAK İLE KOVANIN AÇMAMASI ÜRÜNÜN ALINA BİLMESİ İÇİN 30*50 CM ÖN TARAFTA BİR KAPAK BULUNUR. ÖN KAPAK TELİN KESİLİP ETRAFINA LAMADAN ÇERÇEVE DÖNÜLÜP İKİ ADET MENTEŞE İLE BİRBİRİNE BAĞLANIR. POTAYA HER HANGİ BİR MÜDAHELE ESNASINDA DEVRİLME ,YAMULMA,ÇARPILMA ,ÇALINMA VE BİR KAZAYA SEBEBİYET VERMEMESİ İÇİN 3 EŞİT NOKTADAN YERE SABİTLEMEK İÇİN BAĞLANTI KULAKLARI KONULUR. SAÇ VE TEL GALVANİZLİ DİR İMALATTAN SONRA STATİK BOYA İŞLEMİ YAPILARAK DİREĞİ 200 CM DİR POTADA GERİ DÖNÜŞÜME UYGUN BİR SLOGAN KULLANILACAKTIR. BU ÖLÇÜ İSTENEN ÜRÜNE GÖRE DEĞİŞİKLİK SERGİLEYE BİLİR. YAPILAN KOVANIN KAYNAK İŞLERİ DIŞ TARAFTAN HİÇ BİR ŞEKİLDE GÖZÜKMEYECEK ŞEKİLDE İMALATI YAPILIR.

pet şişe kapağı geri dönüşüm