DeliFişek'in yeni maceralarını okumak için tıklayın! Merak Kediyi Öldürür Mü? - 1 -. Geçen hafta sonuna doğru sanal patronumdan ciddi bir uyarı aldım. “Bana bak! Eğer yazın Pazartesi günü elimde olmazsa, yazılarına üzülerek ara vermek zorunda kalacaksın!!!”. 1 yaşındaki kediye isim koyduk. Kısa bir isim. Nasıl alıştırırız? bazı insani davranışlar "öğrenilir" örneğin, "acımak" da bu öğrenilen davranışlardan biri. eğer bir çocuğa kedi öldürmenin, yahut bir hayvanın canına kıymanın kötü bir şey olduğunu öğretmez, ona hayvan sevgisi aşılamazsanız çocuk gidip bir kediyi öldürebilir. bunu yaparken vicdanı falan da sızlamaz. çünkü bu onun için normal bir şeydir. yaşam Evinizde başka hayvanlar varsa, yeni bir kediyi eve alıştırmak dikkatli yapılması gereken bir iştir. Özellikle yetişkin bir kedi, bir başka kedinin varlığına kızacak ve kendi bölgesini şiddetle savunacaktır. Evdeki hayvanların yeni gelene yavaşça alıştırılmalıdır, bu süreç zaman alır ve sabır gerektirir. Eğer kediniz hiç aralıksız uzun uzun uyuyorsa, belki de bu bir kötü haber olabilir. Normalde günde 16 saat uyuyan bir kedi bir günde 20 saat uyumaya başladıysa veterinerinize bilgi verme zamanı geldi demektir. Zaten 16 saat uyuyan bir hayvanın bir iki saat fazla uyumasında ne gibi bir büyük problem olabilir diye düşünebilirsiniz. tWG4. tüylerimi diken diken eden haber.***mersin'de yaşlari 5-10 arasinda değişen 3 çocuğun, kedi yavrusunu ellerindeki sopalarda döverek öldürdüğü öne sürüldü. hayvansever ersan çolpan, gazi mahallesi'ndeki evinin mutfağında olduğu sırada bahçedeki çocukların seslerini duyup balkona çıktığında ellerinde sopa olan çocukları gördüğünü ve birisinin ''öldü mü?'' şeklindeki sözü üzerine aşağı inince can çekişen kedi yavrusuyla karşılaştığını söyledi. çolpan kediyi veterinere götürürken can verdi.***anadolu ajansı bu şekilde duyurdu haberi. ama ortada kedi yavrusunu öldürmekten daha büyük bir sorun vardı. o yavruyu öldüren 3 kardeşi hangi anne, baba yetiştirdi? nasıl bir evde büyüdüler ki bir kediyi sopalarla öldürüp bunu oyun zannettiler? ve en önemlisi de yaşları kemale erince iyi yürekli 3 kardeş olabilecekler mi?çocuklarda değil suç bence, tamamen onları yetiştiren ailelerde. çocuklara hayvan sevgisi aşılamayan anne, babada. ve ısrarla diyorum ki çocuk psikolojisi dersi almayan evlenemesin. bkz 15391650edit bir habere daha rastladım. o da konya'dan. kedilerine kötü davrandığı için iki kardeşini öldüren kadın müebbet hapse çarptırılmış. insanlar sorunlu gerçekten, sevginin de ortası yok, nefretin de. memeli hayvan yavrusudur.. bi veterinere göstermek lazım... "bütün çocuklar neutral evildir." tanımı uyarınca çok da normların dışında davranmayan veletlerdir. çocuk denen varlık, ekseriyetle acı, ölüm gibi kavramlar hakkında tam kavrayışa sahip değildir. insan dışındaki varlıkları objeden farklı olarak görebileceği oldunluk da henüz gelişmemiştir. o yaştaki bir çocuğun cezai ehliyetinin olmamasının sebebi budur zaten. bu yüzden yaptıkları hareket anlaşılabilirdir doğrudur değil. bu haber olmuş diye kudurmadan önce unutmayın ki, bu olayın benzeri binlercesi her gün sokaklarda gerçekleşmektedir. elbet bu veletler de bu olgunluğu kazanacaklardır, onları şimdiden geleceğin seri katilleri ilan etmenin anlamı babalarına bu yaşa gelmiş çocuğa o olgunluğu veremediği için küfretmek, diğer taraftan, haklıdır ve yapılmalıdır. kedi sülalesinden olan bir aslan tarafından hak kazanan şanslı ! çocuktur. aslan da bir başladı mı doğası gereği günde elli kere falan bafiliyormuş. geçmiş olsun ! tıp literatüründe "psychopathic personality disorder" yani "psikopat kişilik bozukluğu" adı verilen ruh hastalığının çok bariz bir göstergesidir. bunu normal ve ne olacak çocuktur bunu yapar şeklinde yorumlamak en hafif tabiriyle cahilliktir. yurtdışında bu tip bir vahşet hareketinde bulunmuş çocuklar, eğer toplumun diğer bireyleri tarafından şikeyet edilirlerse ciddi bir şekilde gözaltında bulundurulma ve gerekirse psikolojik tedavi altına alınma sürecine girerler. çünkü küçük yaşta hayvanlara zevk için eziyet etmek, ileriki yaşlarda potansiyel bir sosyopat ve katil olabilecek bireyin habercisidir. "psychopathic personality disorder" isimli ruh hastalığının diğer belirtileri arasında vandalizm, yatak ıslatma, yalancılık ve zevk için hırsızlık davranış bozuklukları da yer alır. adı üstünde işte çocuk diyerek duyarsızlaşmayı normalize etmenin hiç bir izahati ve mantığı olamaz diye düşünüyorum. çünkü bu adı üstünde işte çocuklar, trafikte sinirlendiğinde silahına davranan, kafa kesen, odunla insan döven, abi 300 liraya istediğini vururum diye konuşabilen insanların yer aldığı bir toplumun bireyleri olmak üzeredirler. bu işe neden bu kadar kafa yordun, sana ne diye soracaklara ise peşinen söylemek isterim; eski ortağımın kardeşi, trafikte ters yöne girmiş bir psikopatın celallenmesi ve silahını çekip sürücü camından içeri 9 mermi sallaması neticesinde ölüp gitmiş bir üniversite öğrencisiydi. aynı şekilde dragos sahilinde bir başkası sanılmam neticesinde arabamın üzerine iki el silah atılmış, kız arkadaşım arabadan zorla çıkarılmış ve itilip kakılarak son anda yanlış kişi olduğumun anlaşılmasıyla ucuz kurtulmuş bir bireyim. öte yandan psikopat olarak tabir edilen ruh hastalığının özellikle metropol nüfüsunda %1 gibi yüksek bir oranda bulunduğunu da hatırlatmak isterim. bu ve benzeri olayların üzerine gidilmeli, zaten çarpuk çurpuk olan ruh halimizin daha kötüleşmemesi için müdahale edilmeli. bazı insani davranışlar "öğrenilir"...örneğin, "acımak" da bu öğrenilen davranışlardan biri. eğer bir çocuğa kedi öldürmenin, yahut bir hayvanın canına kıymanın kötü bir şey olduğunu öğretmez, ona hayvan sevgisi aşılamazsanız çocuk gidip bir kediyi öldürebilir. bunu yaparken vicdanı falan da sızlamaz. çünkü bu onun için normal bir hakkına saygı duymayı öğrettiğiniz bir çocuk yine de hayvanlara zarar verebilir. örneğin bir kedi ile pestilini çıkarana kadar oynayabilir, kediyi oynarken yaralayabilir, hatta bilinçsizce öldürebilir. çocuk hayvanları öldürmemesini öğrenmiştir ama bir hayvanın yorulabileceğini, artık oynamak istemeyebileceğini yahut bazı davranışlar sonucu zarar görebileceğini bilmez. bunları da öğrenmesi ülkelerde çocuk askerlerin kullanılmasının altında da bu gerçek yatar. çünkü öldürmeyi öğrettiğiniz çocuk asker için artık bu normal bir hal alır. kadın, çocuk, bebek, yaralı, aman dileyen falan dinlemeden bu çocuk verdiğiniz emri yerine getirir. gider, acımasızca öldürür. ve emin olun, hiçbir şekilde pişman olmaz, üzülmez, vicdanı sızlamaz. çocuklarınıza başka canlıların yaşama hakkına saygı duymayı öğretin. çocuklarınızın; "zarar vermemek, aldatmamak, başkası üzerinden çıkar sağlamamak" gibi temel ahlak kurallarını iyice öğrendiğinden ve benimsediğinden emin olun. kalınca bir sopayla eşek sudan gelinceye kadar dövülesi çocuktur. ah bir elime verseler bu veletleri... ne yazık ki "çocuktur yapar" zihniyetindeki beyinsiz anne babalar yüzünden bu hale gelinmiştir. bir canlı hayatını kaybetmiştir burada, "aman oyun oynuyor çocuk" denerek cezası verilmemeli midir? o yavru kedinin yaşamaya, koşup oyun oynamaya en az bu veletler kadar hakkı vardır. bu çocuklara geleceğin seri katili gözüyle bakıyorum ben. kesinlikle yaptıkları çocuklukla açıklanamaz. biz de çocuk olduk. gözlemlediğim kadarıyla da normal bir insan yavrusu öldürmenin aksine bulduğu bütün börtü, böcek, hayvan farketmez bulduğunu sever, evinde beslemek ister. ha o arada sevmenin dozunu kaçırıp öldürebilir o ayrı. bütün kişilik bozukluklarının kaynağı ailedir. muhtemelen her akşam babası annesini, annesi bu bebeleri hatta bebelerde yaş sırasına göre birbirlerini dövüyorlardır. e çocuk onu görmüş ne yapsın. hayvana sefkati bırak insana şefkati öğrenmemiş ki zavallı. kaldı ki bu çocuklar sürekli televizyonda cinayet, linç haberlerini izleyip duruyorlar. yaptığının kötü birşey olduğunun farkında ancak umurunda değil ve bu da oldukça tehlikeli bir durum. ezcümle, bu çocukların acilen terbiye ve tedavi edilmesi ve bu konuda daha ciddi ve geniş önlemlerin alınması gerek... ekşi sözlük kullanıcılarıyla mesajlaşmak ve yazdıkları entry'leri takip etmek için giriş yapmalısın. 1609 Son Güncelleme 1610 Haber Kaynağı Fotoğraf Foto Shutterstock 1. Acele karar vermek Acele karar verip satın aldığınız şeyleri geri verme imkânınız var fakat kedi sahiplendiğiniz zaman böyle bir şansınız olmaması gerektiğini unutmayın! Evinize getirip ailenizin bir üyesi yaptığınız şey’in bir canlı olduğunu göz önünde bulundurun. Hazır olup olmadığınızı kediyi sahiplenmeden önce iyice düşünün. Mümkünse karar vermeden önce, kedi sahibi bir tanıdığınız ile kedi bakımının her detayını konuşun ve onun kedisine bir süre bakarak kendinizi deneyin. 2. Masraflarını düşünmemek Kedi sahiplenmek büyük bir sorumluluk. Dört ayaklı arkadaşınızın düzenli mama, kum, veteriner ve beklenmedik masraflarını karşılayabileceğinizden emin olun. 3. Kısırlaştırmamak Eve getirdiğiniz yavru kedi bir süre sonra büyüyecek ve yeterli olgunluğa ulaştığında çiftleşme dönemine girecek. Bu dönem hem kediniz hem de sizin için rahatsız edici bir durum olmanın yanı sıra kedinizin çiftleşmek üzere evden kaçması ihtimalini de beraberinde getiriyor. Veterinerinizle konuşup kediniz için doğru kısırlaştırma yöntemi ve zamanını belirleyin. 4. Düzenli olarak veterinere gitmemek Kediler küçük hastalıkları kolayca atlatabilse de acil bir durum fark edilmediğinde olumsuz sonuçlar ortaya çıkabilir. Ayrıca evde yaşayan kedilerin de düzenli olarak aşılanmaları gerekir. Hastalanmasalar dahi kedileriniz belirli aralıklarla veterinere götürmelisiniz. 5. İsimli ya da mikro çipli tasma kullanmamak Kediniz kaybolduğunda ya da evden kaçtığında bulma şansınız neredeyse sadece isimli ya da mikro çipli bir tasmaya bağlı. Bütün hayatını evde geçirmiş bir kedi sokak ortamına alışamayacağı için böyle bir durumda kedinizi en kısa süre içinde bulmak isteyeceksiniz. Üzerinde telefon numaranız ya da adresinizin yazdığı bir tasma edinmek işinizi kolaylaştıracaktır. Aynı zamanda piyasada, akıllı telefonlar sayesinde kedinizin konumunu belirleyebileceğiniz tasmalar bulunuyor. 6. Mama konusunda seçici davranmamak Kedilerin sağlıklı kalabilmesi için zengin bir diyete ihtiyaçları var. Daha ucuz mamalara yönelerek kâr etmek yerine, ileride veterinere ödeyeceğiniz ücretleri artırmış oluyorsunuz. Marketlerde satılan mamaların çoğu kediniz için yeterli besin kaynaklarını sağlamıyor. Kedilerin protein ağırlıklı bir mama ile beslenmesi gerektiğini unutmayın. Ne yazık ki popüler mamaların çoğu tahıllar ile dolu. Mutlaka aldığınız mamanın besin ögelerini inceleyin. Veterinerinizle, kedinizin yaşına ve özelliklerine uygun mamalar üzerine konuşup tavsiye alın. 7. Kedinin dışarıda gezmesine izin vermek Kedinizin dışarıda gezip eve geri dönmesine izin veriyorsanız, hastalıklara davetiye çıkarıyorsunuz demektir. Kedinizin sokak kedileriyle temasta bulunması, pire ve kene gibi parazitlerin yanı sıra en ufak pati darbesiyle bile bulaşabilen hastalıkları kapabileceği anlamına geliyor. Araba çarpması, sokak köpekleri tarafından saldırıya uğramak gibi tehlikeler de cabası. Korunaklı bir bahçe ya da balkon gibi, tehlikelerden uzak kalabileceği alternatifleri tercih edin. 8. Kedi kumunu temizlemeyi ihmal etmek Kediler günde birkaç kez kumunu kullanır. Kediniz, düzenli temizlenmediğinde kokan kumu kullanmak istemeyecektir. Bu da istenmeyen sonuçlara yol açabilir. Fakat kediniz, temiz olduğu halde kumunu kullanmıyorsa, herhangi bir idrar yolu probleminin belirtisi olabileceği için veterinere gitmeniz gerekebilir. yaşamın rengi kedi kedi sahiplenmek kedi bakımı Haberler > 17 Soru ve Cevapla Kedilerle İlgili Bilmeniz Gereken Birbirinden İlginç Gerçekler - 0700 Kediler...Özellikle evde kedi besleyenlerin çok iyi bildiği; kimi ilginç kimi oldukça komik bazı durumların arkasında yatan nedenleri inceleyelim dedik. Kediler ne sever, ağlar mı, ter kokusunu nasıl sever gibi soruları cevaplandıralım kediler hakkında bilmeniz gerekenler; 1. Neden kakalarını yaptıktan sonra evin içinde koşarlar? Belki de kedilerin en saçma, en manyak, en komik hareketlerinden biridir bu. Kakalarını yaparlar, sonrasında çılgınlar gibi koşmaya başlarlar. Neden?Bunun ilk nedeni hayatta kalma içgüdüleri olabilir; vahşi doğada avcıların, bıraktığı kakanın dayanılmaz kokusunu takip edip kendisine ulaşabileceğini düşündüğünden kaçabildiğince uzağa kaçmaya çalışıyor olabilir. Kendi kokusuna dayanamıyor olması da ihtimal dahilinde tabii...Başka bir nedeni de fazlalıklarından kurtulmaları olabilir, vücutlarına oranla kütlece oldukça büyük bir miktarı bırakıyorlar sonuçta Kuş gibi hafifliyor olmaları mantıklı. 2. Kediler zeytin için neden çıldırırlar? Evet, kediler zeytin için kafayı yerler. Bu bilgiyi çoğu kişinin bilmemesi kadar ilginç bir durum olsa da bu, tabii ki bir açıklaması var; ama öncesinde kedinize zeytin vermeyi deneyin ve nasıl mutlu olduğunu zeytin için deli olmasının nedeni, zeytinin yapısında bulunan ve kedilerin çıldırdığı kedi nanesi bitkisinde de olan bir kimyasal bileşik. Bu bileşik, kedilerin koku reseptörleriyle etkileşime girerek kedide eşsiz bir keyif yaratıyor ve bir nevi kendinden geçiriyor Normalde gayet ağır başlı olan bir kedi bile zeytin kokusu aldığında şımarabilir, koşabilir, miyavlayabilir; kısaca vermeniz için türlü türlü şaklabanlığa başvurabilir. Yine de çok fazla vermemenizde fayda var diğer her yiyecek için geçerli olduğu gibi, ara ara ödül olarak kullanabilirsiniz zeytinleri. 3. Siz sevdikten veya öptükten sonra neden kendilerini yalarlar? Bunun belli başlı nedenleri var Ya uzun uzun uğraşarak düzelttiği tüylerini bozdunuz ve rahatsız ettiniz ya da vücudunda olmasını istemediği bir kokuyu bıraktınız. Özellikle vahşi doğadaki kedigiller için düşmanları kendisine çekebilecek ya da avların kendisini fark etmesine neden olabilecek kokulardan arınmak çok hayati olduğu için, evdeki kedi dostunuz da bu içgüdüyle hareket ediyor aksine sizin dokunduğunuz yerleri yalayıp mutlu olmuyorlar yani... 4. Neden bir şey kokladıktan sonra ağızları açık halde kilitlenirler? Bu durum, kedinin ilginç ve yoğun bir koku alması ve bu kokuyu daha da derin şekilde koklamak istemesinden dolayı oluşuyor. Ağızlarının üst kısmında bulunan Jacobson Organı sayesinde bu amaçlarına ulaşıyorlar ve bu sırada da 'flehmen tepkisi' denen bu reaksiyon meydana tepkisi ya da flehmen reaksiyonu bir hayvanın üst dudaklarını yukarıya doğru kıvırarak ön dişlerini göstermesi ve bu esnada genellikle burun delikleri kapalı olarak nefes almasından oluşan ve birkaç saniye süren bir davranıştır. 5. Kediler rüya görür mü? Evet, kedilerin rüya gördüğü bilimsel olarak kanıtlanmış bir durum. 6. Peki rüyalarında ne görürler? Yüzde yüz net bir cevap olmasa da muhtemelen kelebek kovaladığını, sizinle oyun oynadığını veya yemek yediğini görüyor olabilir minik dostlarınız. 7. Neden kuyruklarını kovalarlar? Kediler kuyruklarını genelde belli bir ruh hali içerisindeyken kovalarlar, bu ruh hali de çok hareketli oldukları anlardaki ruh halleridir. O anlarda da hareket eden her şey ilgilerini çektiği için, içgüdüsel olarak kuyruklarını kovalamaya çalışıyor da sürekli hareket etmesinden rahatsız olup durumu kontrol altına alması gerektiğini düşünebilir, bu yüzden yakalamaya çalışır. Kendisi tabii ki kuyruğunun vücudunun bir parçası olduğunun bilincindedir, zaten yakaladıktan sonra da yalamaya başlar. 8. Neden 'purr' sesi çıkartırlar? Kedilerin belki de en şirin özelliklerinden biri çıkardıkları 'purr' sesleri. Mini bir motor gibi ortalıkta takıldıkları bu ses çıkarma olayının nedeni genelde mutlu ve huzurlu olmalarından kaynaklanıyor. Anne kediler yavrularına yakınlarda olduğunu belirtmek için, yavru kediler de annelerine keyifli olduklarını göstermek için bu sesi kullanıyorlar. Bazen de diğer bir kediye, düşman olmadığını göstermek için 'purr' de kedilerin bazen de acı çektiklerinde veya korktuklarında da bu sesi kullandıklarını söyleyelim, ayırdını iyi yapmanız gerek. Bu sesin kedilerin kendilerini iyileştirmelerinde etkili olduğu düşünülüyor. 9. En güçlü duyuları koklama mıdır? Hayır, kedilerin en güçlü duyusu duymadır. Koklama duyularının ne kadar gelişmiş olduğunu düşünürsek, ondan bile daha güçlü başka bir duyu organlarının olması gerçekten ilginç... 10. Kediler gerçekten tatlı şeylerin tadını alamaz mı? Evet, maalesef alamıyorlar... 11. Neden çok uyurlar? Yavru kedilerde büyüme hormonu sadece uyurlarken salgılanır, yetişkin kedilerde ise büyüme hormonu olmamasına rağmen muhtemelen keyfine yatıyorlar. 9 yaşındaki bir kedi, hayatının 6 yılını uyuyarak geçirmiş oluyor. 12. Ne kadar hızlı koşabilirler? Baya hızlı. Hatta sıradan bir tembel ev kedisi bile Usain Bolt'tan bir nebze daha hızlı koşabilir. 13. Geceleri neden delirmiş gibi koşup dururlar? Bu davranış aslında oldukça normal, çünkü kedinizin genlerinde bu var! Vahşi doğadaki kedigil kuzenleri, avlanma vakti olarak genelde geceyi kullanırlar. Dolayısıyla evin içinde koltukların üzerinden atlayıp televizyonu devirme gibi gece antrenmanları, aslında av peşinde olduğunun kanıtı ihtimal bu değil elbette. Örneğin sizi ve ailenizi çok sevdiği için, siz gelene kadar uyuyup geldiğinizde aktif olmaya başlayabilir. Yani enerjisini sizinle vakit geçirip oyun oynamaya ayırması ihtimal dahilinde. Bu durumdan rahatsız oluyorsanız uyumadan önce kedinizle zaman geçirip oyunlar oynayarak enerjisini atmasını sağlayabilirsiniz. 14. Neden çeşmeden akan suyu içmeyi daha çok severler? Eh, temiz suyu herkes sever. Ayrıca suyun akma sesi de kedi dostlarımız için baya çekici geliyor olabilir. Ayrıca su kabınız her ne kadar tertemiz gözükse bile, içerisinde bakteriler çok hızlı şekilde kolonileşebilir; özellikle de seramik ve plastik kapların suyunu günde bir kere değiştirmek, su kabını da aynı şekilde günde bir kere yıkamak yararlı olabilir. Birkaç saat öylece duran suda oksijen oranı oldukça azalıyor, kediler de akan sudaki oksijenin kaplarındaki suyun oksijeninden daha fazla olduğunu fark edebilecek kadar zekiler. 15. Neden yürürken aniden ayaklarınıza saldırırlar? Çok açık, canı sıkılıyor! Kediniz oyun oynamak istiyor ve avcılık yeteneklerini kullanarak size bu mesajı iletmeye çalışıyor. Özellikle hareketli ev kedileri, yeterli oyuncakları da yoksa sizi oyuncak belleyebilirler. Siz yaklaşırken bir köşeye saklanıp birden önünüze atlama, gizli bir köşeden size bakıp durma gibi davranışlar sergileyebilirler. Kedinizin bu noktada size zarar verme gibi bir amacının olmadığını söyleyelim, büyük ihtimalle canınızı yaktığının farkında bile durumu aşmak için yanına bir arkadaş daha alabilir ve onunla enerjisini atmasını sağlayabilirsiniz, ya da kendiniz oyun oynayarak yeteri kadar eğlendiğinden emin olabilirsiniz. 16. Neden yünden yapılma havlu veya kıyafet tarzı şeyleri emerler? Annesinden çok erken ayrıldığı için yumuşak yün havlu ona annesinin karnını hatırlatıyor olabilir ya da havlunun kokusu da annesinin kokusunu anımsatıyor olabilir. 17. Neden küçük alanlara kıvrılıp yatmayı severler? Kediler her ne kadar avcılıklarıyla bilinseler de pek çok kez av konumuna düştükleri de olur. Dolayısıyla küçük alanlara girip kendilerini güvende hissetmek isterler, özellikle de karın bölgelerini korumak amacıyla. Küçük bir alanda uyuduğunda, büyük avcıların kendisine ulaşabilmesi de zor olur. Yine de bu durum, her zaman tehlikede hissettiklerini göstermek; böyle yatmak favori uyuma şekilleri olabilir Ayrıca böylesine kompakt bir pozisyonda uyumak, acilen harekete geçmesi gerektiğinde kedinin hızlıca reaksiyon gösterebilmesine olanak sağlar. Onedio IQ'yu Facebook'tan takip etmeyi unutmayın! Kediler en çok tercih edilen ev hayvanlarının başında geliyor. Yıllarca kedi beslemiş biri olarak, acemilik zamanlarımda düştüğüm ya da ucundan döndüğüm hataların bazıları sevgili kedimi kendisi geçen yıl 15 yaşında hayata gözlerini yumdu kendime benzetip daha fazla paylaşımda bulunabilmek için, kendi yediklerimden vermeye çalışmaktı. Bu hataların bazılarını listeledim ve internetten yaptığım araştırmalarla da destekledim. Çıkan sonuçlara göre, aşağıdaki yiyecekleri kediciklerden uzak tutmanız gerekiyor. 1- Kuru üzüm Kuru üzümü doktorlar bize tavsiye etseler de, hiçbir veteriner kedinize tavsiye etmez. Kedilerin metabolizması bizimkinden farklı olduğu için, kuru üzüm yediklerinde karaciğer yetmezliği sorunuyla karşılaşabilirler. Bunun yanı sıra, kuru ya da yaş üzüm yediklerinde, sonraki 24 saate dikkat etmelisiniz. İştah kaybı, güçsüzlük, şiddetli karın ağırısı gibi zehirlenme belirtileri bu 24 saat içerisinde kendisini gösterir. 2- Soğan Kedinize soğan ya da içerisinde soğan bulunan yiyecekler sunmak, en az kuru üzüm sunmak kadar büyük sorunlara yol açabilir. Soğanın içeriğinde bulunan sülfoksit ve disülfür gibi maddeler, kedilerin kırmızı kan hücrelerinin parçalanmasına ve sonuçta da anemi gibi ciddi hastalıklara yakalanmalarına neden olmaktadır. 3- Sarımsak Soğan ile aynı aileden olan sarımsak bazıları sarmısak da diyebilir soğana göre daha fazla risk taşır; çünkü içeriğindeki maddeler daha yoğundur. 4- Çiğ yumurta Spor yapmayan hiç kimse durduk yere çiğ yumurta yemez. Çiğ yumurtanın taşıdığı salmonella ve koli basili gibi hastalık riskleri, yumurtayı çiğ olarak yemememiz için yeterli nedenlerdir. Aynı nedenler, kediler için çok daha önemlidir ve eğer bu tür hastalıklara karşı kedinizi korumak istiyorsanız, çiğ yumurtayı ondan uzak tutmalısınız. 5- Akollü içecekler Alkol zehirlenmesini duymuşsunuzdur. Fazla tüketilen alkollü içecekler, insanlarda alkol zehirlenmesi sorununun ortaya çıkmasına neden olur. Aynı şekilde, çok daha küçük bedene sahip olan kediler de alkol zehirlenmesi riski taşırlar ve bu risk çok daha yüksektir. 6- Kafein İçeriğinde kafein bulunan hiçbir yiyeceği kedinizle paylaşmayın. Kedilerin kafeine verdikleri tepki bizimkinden oldukça farklıdır ve kafein gibi maddeler kedilerde önemli ölçüde su kayıplarına ve hatta ölümlere neden olabilmektedir. 7- Hayvansal yağ Kedinize sunduğunuz etin üzerinde bir miktar yağ olması sorun değil, fakat ona dilim dilim hayvan yağı vermek kusma ve ishal gibi sorunlarla baş etmesine neden olabilir. 8- Kemik Listemizde yer alan en tehlikeli maddelerden biri kemiktir. Tadı güzel, maliyeti düşük ve kediler tarafından seviliyor olmasına rağmen, kemikler özellikle yemek borusunu yırtma ya da tıkama ihtimali taşıdıkları için tehlikelidirler. 9- Süt ve kaymak Kedilerin süt sevdiği bilinen bir gerçektir. Ancak yetişkin kedilerin laktoza karşı korumaları yoktur. Eğer marketten aldığınız sütü ya da kaymağı kedinize yedirirseniz, kısa süre sonra ishal olduğuna şahit olursunuz. İshalin uzun süre devam etmesi ise, kedinizin ölümüne sebep olabilir. Eğer kedinizin mutlaka süt içmesini isterseniz, marketlerde satılan laktozsuz sütlerden alabilirsiniz. 10- Avokado Her gün yediğimiz bir meyve olmasa da, denk gelir de kediniz bir avokado bulursa, avokadonun birçok hayvan gibi kediler için de toksik içeriğe sahip olduğunu unutmayın. Her zaman olmasa da, avokado nedeniyle zehirlenip ölen kediler bile vardır. 11- Balık Çizgi filmlerde ve karikatürlerde kedilerin önlerinde genelde bir balık kılçığı durur. Bunun temel nedeni bir gerçeğe dayanır; kedilerin en sevdiği besin balıktır. Nedeni bilinmese de, hiçbir kedi balığa hayır diyemez. Ancak, kedinizi balıkla ödüllendirmek isterseniz, mutlaka ama mutlaka kılçıklarını ayıklayıp verin. Kemikler gibi kılçıklar da ölümcül risk taşır.

büyük kedi küçük kediyi öldürür mü