06dBl. Türklerin islamiyete hizmetleri ne zaman, nerede ve nasıl başladığına genel olarak bakalım. Türklerin İslamiyet’i kabulü, hem Türk tarihi, hem İslam tarihi ve hem de dünya tarihinin önemli olaylarından birisidir. Çünkü Türkler, İslamiyet’in korunup geniş alanlara yayılmasında, İslam kültür ve medeniyetinin gelişmesinde önemli görevler üstlendiler. Türkler özellikle Abbasilerden itibaren halifelik orduları içinde yer aldılar. Tarihi kaynaklara göre ilk defa Türkleri devlet hizmetinde görevlendiren halife Cafer el Mansur olmuştur. Halife Harun Reşid’in muhafız birliğinin tamamen Türklerden meydana geldiği de bilinmektedir. Bizans sınırındaki Antep, Urfa, Tarsus gibi şehirlere yerleştirilen Türkler, İslam Devleti’ni Bizans tehlikesine karşı korudular. Türklerin yerleştirildiği bu sınır şehirlerine “Avasım” adı verilirdi. Abbasiler dönemi’nde halifenin emrinde bulunan Türk komutanların bu devlete büyük hizmetleri olmuştur. Halife Mansur, oğlu Mehdi’ye vasiyette bulunurken Türklerin önemini şöyle anlatır “Horasan halkından çok dost edin. Çünkü onlar bu devlet uğrunda mallarını ve canlarını feda etmiş, en büyük yardımcıların ve taraftarlarındır”. Harun Reşid’in halife olan oğulları Memun ve Mutasım zamanında devlet içinde Türklerin ağırlığı artarak devam etti. Memun zamanında Bağdat’da ordu mensubu Türklerin sayısı i buldu. Hilafet ordusunda; Afşin, Aşnas et-Türkı, Baga el-Kebir, Hakan Urtuc gibi beyler başlıca komutanlar olarak görev yapmaktaydı. Halife Mutasım zamanında 833-842, Türklerin durumu daha da sağlamlaştı. Hatta halife, Bağdat’ın kuzeyinde sadece Türklere ait Samerra şehrini kurdurdu. Samerra’da bulunan Türk birlikleri; giydikleri elbiseler ve aldıkları ücretin farklı oluşu sebebiyle diğer birliklerden daha imtiyazlı oldular. Türklere çok güvenen Mutasım, hilafet merkezini bu şehre taşıdı. Böylece halife canını bile sadece Türklere emanet etmiş oluyordu. İslam tarihine, Samerra Devri olarak geçen bu dönemde Türkler sadece orduda değil, siyasi ve idari sahada da büyük nüfuz kazandılar. Türkler, halifenin seçiminde bile söz sahibi hâline geldiler. 945 yılında Bağdat’ı işgal eden Büveyhîler, halifeyi adeta gözaltına aldılar. Abbasi Halifesi Kaimbiemrillah’ı bu durumdan Selçuklu hükümdarı Tuğrul Bey kurtardı. Abbasi Halifesi, bu yardımlarından dolayı Tuğrul Bey’e doğunun ve batının sultanı unvanını verdi. Böylece Türkler İslam dünyasının siyasi liderliğini ele geçirdiler. Türkler, uzun yıllar bir taraftan İslam dünyasındaki parçalanmaları önlediler bir taraftan da Bizans’ın ve Haçlı ordularının saldırılarına karşı İslam dünyasını korudular. Resim Farabi Türkler tıp, astronomi, matematik, felsefe, coğrafya ve dinî ilimlerde de yetiştirdikleri bilim adamlarıyla, İslam medeniyetinin gelişmesinde büyük rol oynadılar. Matematik alanında Harezmi, matematik, coğrafya ve astronomi alanında Birûni, felsefede Farabi, tıp alanında İbn-i Sina ve kelam ilminde de Gazali çok önemli eserler yazdılar. Resim İbni Sina Böylece Türkler İslam kültür ve medeniyetinin, doğuda Hindistan’a, batıda Avrupa içlerine kadar yayılmasını sağladılar. Resim Biruni
6. Ünite Türklerin İslamiyeti Kabulü ve İlk Türk İslam Devletleri Türklerin İslamiyeti Kabulü Gök Tanrı inancındaki Türkler, X. yüzyılda İslamiyet’i kabul etmeden önce Moğolistan’dan Tuna boylarına kadar çok geniş bir alana yayılmışlardır. Türkler, zaman içerisinde farklı dinlere inanmıştır. Kök Türk Devletinde Budizm, Uygurlar Maniheizm, Hazarlar, Musevilik,Peçenekler, Kumanlar ve Bulgarlar gibi Türkler de Hristiyanlığı benimsemişlerdir. Bu dinler Türklerin kimliklerini kaybetmesine neden olmuştur. Türkler, 642 Nihavend Savaşı’ndan sonra yani VII. yüzyıl ortalarından itibaren Müslümanlarla temas etmeye başlamıştır. Emevi Dönemi’nden 661-750 itibaren ise Türkler, İslamiyet’in hizmetinde yer almaya başlamıştır. Abbasi Devleti kurulduktan hemen sonra meydana gelen 751 Talas Savaşı’nda Araplar, Türkler ile birlikte Çinlilere karşı savaşmıştır. Talas Savaşı sonrası, Türkler İslamiyeti benimsenmeye başlamıştır. Abbasilerin, Emevilerin mevali politikası yerine müsamaha, eşitlik, adalet ilkelerini uygulamaları ve ümmetçi politika izlemeleri, Türklerin İslamiyet’i kabulünü kolaylaştıran en önemli sebeplerden olmuştur. İslamiyeti kabul eden ilk Türkler, Karahanlı Devleti’nin hâkim olduğu yerlerdeki Türk boylarındanolan Yağma, Çiğil, Karluk ve Tuhsilerdir. İslam dinini kabul eden Berberiler, Acemler ve Kürtler gibi kavimler de bulunmaktadır. Kuzey Afrika’da Berberiler, Emevilerin, Kartaca’yı fethi sonrası Hasan b. Numan’ın uyguladığı politika sonucunda Berberiler, İslamiyet’i benimsemiştir. -Acemlerin de İslamiyet’i kabul etmesiyle birlikte çoğunun Araplaştığı görülmüştür. Kürtler ise Müslümanlar ile ilk defa Hz. Ömer zamanında karşılaşmıştır. Abbasiler, Kürt aşiretlerin askerî potansiyelinden yararlanmıştır. İslamiyet’in Türk Devlet ve Toplum Yapısına Etkisi Karahanlı Devleti 840-1212 Orta Asya’daki ilk Müslüman Türk devleti olan Karahanlı Devleti; Karluk, Yağma, Çiğil ve Tuhsi boyları tarafından 840 yılında kurulmuştur. Devletin merkezi Balasagun olup bilinen ilk hükümdarı Bilge Kül Kadir Han’dır. Satuk Buğra Han, İslamiyet’i kabul eden ilk Karahanlı hükümdarıdır. Müslüman olduktan sonra Abdülkerim adını alan Satuk Buğra Han, Türkler arasında İslamiyet’in yayılması için mücadele etmiş ve bu nedenle El-Mücahit, El-Gazi unvanları ile anılmıştır. Yusuf Kadir Han’ın vefatından sonra taht mücadeleleri yaşanmış, Karahanlı Devleti Doğu ve Batı olmak üzere ikiye ayrılmıştır 1042. Doğu Karahanlı Devleti 1211’de Karahitaylar, Batı Karahanlılar ise 1212 yılında Harzemşahlar tarafından ortadan kaldırılmıştır. Karahanlılar İpek yoluna sahip olmuşlardır. İlk kez kervansaraylar yapmışlardır. Halkın dili Türkçe’dir. Yazışma dili Farsça’dır. Devlet yönetiminde Selçuklulara örnek olmuşlardır. Buhara, Semerkant, Kaşgar, Fergane önemli kültür merkezleridir. Gazneli Devleti 963-1187 Samanilerin Türk komutanlarından Alp Tegin tarafından 963 yılında başkenti Gazne olarak Horasan, Afganistan ve Kuzey Hindistan’da kurulan Müslüman Türk devletidir. Gazneli Mahmut, devlete en parlak dönemini yaşatmıştır. Hindistan üzerine 17 sefer yaparak İslamiyet’in burada da yayılmasına katkı sağlamıştır. Abbasi halifesi tarafından Gazneli Mahmut’a “Sultan” unvanı verilmiştir. -Sultan Mesut Dönemi’nde Gazneliler, 1040 yılında Selçuklularla yaptıkları Dandanakan Savaşı’nda yenilerek Hindistan’a çekilmek zorunda kalmıştır. Gazneli Devleti bu savaştan sonra zayıflama sürecine girmiş, Gurlar tarafından Hüsrev Melik’in esir edilmesiyle 1187’de son bulmuştur. İlk Müslüman Türk Devletleri’nin Özelikleri İlk Türk İslam devletlerinin egemenlik anlayışında, İslamiyet öncesi Türk devletlerinin idare geleneği devam etmiştir. Gazneliler ve Karahanlılar, İslami Dönem Türk devlet teşkilatının gelişip yerleşmesinde köprü vazifesi görmüşlerdir. Türk milleti kendi yaşamını ve geleceğini “il” dediği devlete bağlamış ender bir millettir. Türkler ili, barış ve sulh anlamında da kullanmıştır. İslamiyet’in kabulü ile birlikte ilin yerini “devlet” ve “mülk” kelimeleri almıştır. İlk Türk devletlerinde, Türk kağanının dünyayı idare etmek üzere Gök Tengri tarafından görevlendirildiği inancı olan kut anlayışı İslamiyet’le birlikte “Allah’ın nasibi veya takdiri” olarak kabul edilmiştir. İslamiyet’le birlikte hükümdar unvanları nda da değişiklik görülmüştür. Karahanlılarda hakan yerine “Arslan Han”, yabgu yerine “Buğra Han” ve şad yerine “İlig Han” kullanılmıştır. Gazneliler de ise hükümdarlar “emir ve sultan” gibi İslami unvanlar kullanmıştır. Sultan unvanını ilk kullanan Türk hükümdarı Gazneli Mahmut Türk İslam devletlerinde hükümdarlığın halife tarafından onaylanması, ülkede halife adına hutbe okutulması ve basılan paraların üzerinde halifenin isminin yazılmasıdır. İlk Türk İslam devletlerinde hükümdarlar tıraz denilen kendi ad ve lakaplarının yazılı olduğu, süslemeli özel giysiler giyerdi. Resmî belgelerde tevki ya da tuğra denilen mühür kullanan hükümdarların değerli taşlardan yapılmış taht ve taçları vardı. Saray önünde, namaz vakitlerinde, savaşlarda ve törenlerde nevbet denilen müzikler çalınırdı. Sefere ya da bir yere giderken hükümdarların başının üstünde çetr denilen, ipek ve kadifeden yapılmış bir çeşit şemsiye tutulurdu. Hükümdardan sonra devlet kademesinde en yetkili kişi vezirdi. Karahanlı vezirleri Türkçe yuğruş unvanını kullanırken, genellikle İran kökenli olan Gazneli vezirler hâce unvanını kullanmıştı. Türk İslam devletlerinde yönetim işlerinin daha rahat ve düzenli bir şekilde yürütülebilmesi için çeşitli divanlar oluşturulmuştur. Karahanlılarda devletin işleyişiyle ilgili önemli kararların alındığı Meclis-i Âli adında bir divan varken Gaznelilerde mali ve genel idari işlerden sorumlu olan “Divan-ı Vezaret” bulunurdu. Ayrıca bu divanlara bağlı alt divanlar da vardı. Türk İslam devletlerinde hukuk sistemi şeri ve örfi olmak üzere iki ana unsurdan meydana gelirdi. Şeri davalara bakan kadılar, dinle ilgili bütün işlerde yetkiliydi. Karahanlı ve Gazneli hükümdarlar örfi mahkemelere başkanlık ederdi. Türkler, her dönemde askerî teşkilata çok önem vermiştir. Karahanlı ordusu; görevleri saray ve hükümdarı korumak olan saray muhafızları, hükümdarın şahsına bağlı ücretli askerlerden meydana gelen Hassa ordusu, hanedan mensupları, valiler ve diğer devlet adamlarının kuvvetleri ile devlete bağlı Türk boylarının kuvvetleri olmak üzere dört ana birimden oluşurdu. Gazne ordusu ise görevleri saray ve hükümdarı korumak olan gulamlar, eyalet ve bağlı devletlerin kuvvetleri, Türkmenler ile ücretli ve gönüllü birliklerden meydana gelirdi. Türk İslam Dünyasında İlk Edebî Eserler Kutadgu Bilig Mutluluk veren bilgi, Türk İslam edebiyatının günümüze kadar ulaşan ilk eseridir. Yusuf Has Hacip eserini 1070’de Doğu Karahanlı Hükümdarı Uluğ Kara Buğra Han’a Türkçe olarak sunmuştur. Eserde insanların hem bu dünyada hem de ahirette mutluluğu elde edebilmek için nasıl bir yaşam sürmeleri gerektiği bilgisi verilmiştir. Divânü Lûgati’t-Türk Türk tarihinin ilk sözlüğü olup Türk dilinin abide şaheserlerindendir. İyi bir eğitimle kendini yetiştiren Kaşgarlı Mahmut, 1077 yılında Abbasi Halifesi Muktedi Billah’a sunmuştur. Divânü Lûgati’t-Türk; Araplara Türk dilini öğretmek, Türk milletinin yüceliği ve Türkçenin zenginliğini göstermek amacıyla kaleme alınmıştır. Bir sözlük gibi hazırlanmış olan e ser; birçok konuda ansiklopedik bilgiler içermektedir. Atabetü’l-Hakayık Gerçeklerin Eşiği adlı eser XII. yüzyılda Edip Ahmet Yükneki tarafından yazılmıştır. Eser içerik ve edebî yönüyle Kutadgu Bilig’in devamı olarak kabul edilmiştir. Eser, bir nasihatname niteliğindedir. Divân-ı Hikmet Türk tasavvuf tarihinin ilk edebî eserdir. Hoca Ahmet Yesevî’nin Türkçe olarak yazmış olduğu ve “hikmet”adı verilen şiirlerin bir araya getirilmesiyle oluşturulmuştur. Hoca Ahmet Yesevî,İslamiyet’in Türkistan, Balkanlar ve Anadolu’da yayılmasının temelini teşkil ettiği, bu uğurda mücadele edecek olan müritlere yol gösterici bir özelliğe sahip olduğu kabul edilmiştir. OĞUZLARIN İSLAMİYET’İ KABULÜ Oğuzlar arasında İslamiyet ancak XI. yüzyılda hâkim bir din hâline gelebilmiştir. Oğuz boylarından Müslümanlığı kabuledenleri, etmeyenlerden ayırmak için onlara Türkmen adı verilmiştir. Oğuzlar, Selçuk Bey önderliğinde yeni bir Müslüman Türk devleti olan Selçuklu Devleti’ni Kurmuştur Selçukluların Anadolu’ya hâkim olmaya başlaması ve burayı İslamlaştırması üzerine papa önderliğindeki Batı dünyası, Türk İslam dünyası üzerine Haçlı Seferleri düzenlemiştir. Büyük Selçuklu Devleti’nin parçalanması üzerine Türkiye Selçuklu Devleti, Anadolu’da bağımsızlığını kazanmıştır. Türkiye Selçukluları, Suriye ve Filistin’deki diğer Türk emirlikleriyle birlikte Haçlı Seferleri’ne karşı İslam dünyasını başarılı bir şekilde korumuştur. Doğudan gelen Moğol İstilası, Türkiye Selçuklu Devleti’nin parçalanmasına neden olmuş ve Anadolu’da birçok beylik ortaya çıkmıştır. Bu beyliklerden birisi olan Osmanlı Beyliği süratle gelişerek bir cihan devleti hâline gelmiştir. Osmanlı Devleti, İslam dünyasının lideri olarak Avrupa’da İslam kültürünün yayılmasını sağlamıştır. Türklerin İslam’a hizmetleri yalnız siyasi, askerî ve idari sahalarda olmamıştır. Türklerin, İslam medeniyetinin gelişmesine de önemli katkıları olmuştur. Öğrencilere de maaş bağlanmış, onların istifade etmeleri için zengin kütüphaneler kurulmuştur. Büyük Selçuklu Devleti 1040-1157 Oğuz Yabgu Devleti’nde subaşı olan Selçuk Bey, yabgu ile anlaşmazlığa düşünce kendine bağlı kişilerle birlikte Cend şehrine gelmiştir. Selçuk Bey, boyu ile birlikte İslamiyet’i kabul etmiş ve Samanoğulları, Karahanlılar, Gazneliler gibi üç güçlü Müslüman devlet arasında kalmıştır. Selçuk Bey, Horasan bölgesinde sayıları günden güne artan Türkmenlere yurt bulamaması ve mevcut devletlerin onun güçlenmesinden endişe duyması nedeniyle bölgede oldukça zorlanmıştır. Selçuklular, Gaznelileri 1035’te Nesâ’da, 1038’de Serahs’ta mağlup etmiştir. -Bu iki zaferden sonra Gazneliler’in bölgedeki siyasi ve askerî durumu ciddi şekilde sarsılmıştır. Bu nedenle Gazneli Mesud, 1040 Dandanakan Savaşı’nda Tuğrul Bey’e yenilmiştir. 1015-1021 yılları arasında Çağrı Bey’in yaptığı keşif seferleri ile Anadolu hakkında yeterince bilgi sahibi olan Tuğrul Bey, çareyi Türkmen boylarına Anadolu’yu hedef göstermekte bulmuştur. 1043 yılında başkent, Rey şehrine taşıınmış, fetihlerin batı yönünde olacağını göstermiştir. Tuğrul Bey İbrahim Yinal ile Arslan Bey’in oğlu Kutalmış’ı Anadolu’nun fethi için görevlendirmiştir. Selçuklular, Liparitis komutasında birleşen Gürcü-Bizans kuvvetlerini 18 Eylül 1048’de Pasinler Ovası’nda kesin bir bozguna uğratmıştır. Bizans barış istemiştir. İmparator, bu antlaşmayla Emeviler zamanında İstanbul’da inşa edilen cami ve medresenin tamir edilmesi, hutbenin Abbasi halifesi ve Büyük Selçuklu Sultanı adına okutulması, caminin mihrabına Sultan Tuğrul’a ait ok ve yay işaretlerinin işlenmesi gibi şartları kabul etmiştir. 1040 Dandanakan Savaşı’nı kazanarak İran’da tek siyasi güç hâline gelen Tuğrul Beydöneminde devlet güçlenmiştir. Şii Büveyhilerin baskı altında tuttukları Abbasi halifesini bu baskıdan kurtararak bozulan İslam birliğini yeniden sağlamıştır. Tuğrul Bey 1055 yılında Bağdat’a girerek Büveyhoğullarının varlığına son vermiştir. Halife Kaimbiemrillah bu özel törende zulmü yıktığı, adaleti kurduğu ve İslamiyet’e yaptığı hizmetler için Tuğrul Bey’e altın kılıç, sancaklar, hilatlar vermiş ve başına iki taç giydirmiştir. Tuğrul Bey’i “Şark ve Garpın Sultanı” olarak ilan etmiştir. -Selçuklu hükümdarları bu olaydan sonra “Sultan-ı İslam” unvanını kullanmaya başlamıştır. Tuğrul Bey’den sonra kardeşi Çağrı Bey’in oğlu Alp Arslan 1063’te Selçuklu tahtına geçmiştir. Gürcistan üzerine sefere çıkmış ve Anadolu’yu hedef almıştır. Bizans’ın doğudaki en önemli merkezlerinden olan Ani Kalesi 1064’te fethedilmiştir. 1071 de Bizans İmparatoru Romen Diyojen, büyük bir ordu harekete Mısır Seferi’nden vazgeçerek hızla Ahlat’a ulaşmıştır. 26 Ağustos 1071 tarihinde Malazgirt-Ahlat arasında Rahve Ovası’nda meydana gelen savaşta Turan taktiğini başarıyla uygulayan Selçuklular, Bizans ordusundaki Türk asıllı askerlerin de Selçuklu saflarına geçmesiyle büyük bir zafer kazanmıştır. Sultan, Romen Diyojen’i esir almış, ona misafir gibi muamele ederek onu bir muhafız alayıyla İstanbul’a göndermiştir. Abbasi halifesi olmak üzere diğer İslam ülkelerine fetihnamelerle kazanılan zafer duyurulmuştur. Abbasi halifesi, Sultan Alp Arslan’a hediyeler göndermiş ve ona “İslam Ülkelerinin Sultanı” unvanını vermiştir. Bu zafer Avrupa’nın Bizans’a yardım etmek amacıyla harekete geçmesine ve Haçlı Seferleri için hazırlık yapmasına neden olmuştur. Anadolu’nun kapıları Türklere açılmış ve böylece Anadolu’nun fetih süreci hızlanmıştır. Sultan Alp Arslan öldükten sonra daha önce veliaht tayin ettiği oğlu Melikşah, Büyük Selçuklu hükümdarı olmuştur. Sultan Melikşah Dönemi’nde Selçuklu ülkesinin sınırları batıda ve doğuda genişledi. Batı ve Doğu Karahanlı Devletlerihâkimiyet altına alındı. Gürcistan, Kudüs, Suriye, Yemen ve Aden fethedildi. Türk komutanları İzmit’e kadar Anadolu’nun büyük bölümünü fethettiler. -Selçuklu Devleti içinde Hasan Sabbah’ın gizli olarak yürüttüğü faaliyetler neticesinde Bâtıniler, 1090’da Kazvin yakınındaki Elburz Dağlarında Alamut Kalesi’ni ele geçirdi. Batınilik, islam dünyasında büyük çatışmaların yaşanmasına neden oldu. Siyasi cinayetler arttı. Büyük Selçuklu Devleti’nin Yıkılışı -Melikşah’ın ölümünden hemen sonra taht kavgaları başladı. Vezir-azam Nizâmülmülk’ün desteği ile Berkyaruk, kardeşiyle girdiği taht mücadelesini kazanarak tahta çıktı. Türkleri Anadolu’dan atmak ve Kudüs’ü ele geçirmek amacıyla Avrupa’dan harekete geçen Haçlı ordusu Antakya’ya kadar ilerleyerek burayı kuşattı. -Sultan Berkyaruk’un ülkede iç düzeni sağlamasından sonra kardeşi Mehmet Tapar 1099’da isyan etti. Kardeşler arasında meydana gelen savaşlar sonucunda Azerbaycan sınır olmak üzere Büyük Selçuklu Devleti ikiye bölündü. Batı kısmına Mehmet Tapar, doğu kısmında ise Berkyaruk sultan oldu. Sultan Berkyaruk’un ölümünden sonra Mehmet Tapar, Selçuklu tahtını 1105’te ele geçirdi. Ardından hanedan üyelerinin isyanlarını bastırdı. Suriye ve civarındaki Haçlı devletleri ile mücadele edildi. Ayrıca Sultan Mehmet Tapar, Bâtınî faaliyetlerine karşı ciddi tedbirler aldı ve Bâtınileri rahatsız edici seferler düzenlendi. Mehmet Tapar öldükten sonra kardeşi Sencer tahtı ele geçirdi. Sultan Sencer, Selçuklu Devleti’ni yeniden düzenleyerek “Sultan-ı Azam” unvanını aldı. Bu dönemde Selçuklular, Gaznelilere ve Karahanlılara karşı yeniden h âkimiyet sağladı. Karahanlı Hükümdarı Mahmut ile idaresi altındaki Türk boylarından olan Karluklar arasında anlaşmazlık çıktı. Hükümdar Mahmud, Sultan Sencer’den yardım isterken Karluklar da Karahitaylardan yardım istedi. Selçuklu ve Karahitay kuvvetleri arasında 9 Eylül 1141’de Katvan Savaşı meydana geldi. -Sultan Sencer yenildi, Karahitaylar bütün Maveraünnehir’i istila etti. Selçuklu Devleti ve İslam dünyası için ağır bir yenilgi oldu ve Selçuklular yıkılma sürecine girdi. Sencer’in 1157 yılında ölmesiyle Büyük Selçuklu İmparatorluğu tarih sahnesinden çekildi. -Büyük Selçuklu Devleti’nin yıkılmasıyla ortaya çıkan devletler ve atabeylikler ortaya çıktı. Devletler Irak Selçukluları 1118-1194 Kirman Selçukluları 1048-1187 Suriye Selçukluları 1078-1117 Türkiye Selçukluları 1075- 1308 Atabeylikler Şam Atabeyliği Böriler 1104-1154 Musul ve Halep Atabeyliği Zengiler 1127-1233 Azerbaycan Atabeyliği İldenizliler 1148-1225 Fars Atabeyliği Salgurlular 1148-1286 BÜYÜK SELÇUKLU DEVLETİ’NDE YÖNETİM VE TOPLUM YAPISI İslamiyet’ten önceki Türk devlet geleneğinde olduğu gibi Büyük Selçuklu Devleti’nde de ülke, hükümdar ailesinin ortak malı kabul edilmiştir. Selçuklularda devletin tek temsilcisi sultandır. İlk Türk devletlerindeki kut anlayışı Selçuklularda da devam etmiştir. Sultanlar, tarafından yayınlanan fermanlar kanun niteliğindedir ve halk bu fermanlara uymak zorundadır. Büyük Selçuklu Devleti’nde sultan adına para bastırılır, fermanlara tuğrası çekilir ve ülkenin her tarafında adına hutbe okunurdu. Savaşlarda ve gezilerde hükümdarın başının üstünde çetr tutulurdu. Hükümdar, ailesi ve maiyeti ile birlikte sarayda yaşardı. -Saray teşkilatında çaşnigir, candar, camedar gibi çeşitli görevliler yer alırdı. Saray teşkilatında çalışanların başında olan ve onları denetleyen kişiye “hâcibü’l -hüccâb” denirdi. Büyük Selçuklularda bütün devlet işleri “Büyük Divan” tarafından yürütülürdü. “Divan-ı Saltanat” da denilen Büyük Divan’ın başında vezir bulunurdu. Selçuklularda, Büyük Divan’a bağlı dört divan daha vardı. Bunlar; devletin iç ve dış yazışmalarını yapan Divan-ı İnşa tuğra, bütün mali işlerinden sorumlu olan Divan-ı İstifa, mali ve idari işleri teftiş eden Divan-ı İşraf ve devletin askerî işleriyle ilgilenen Divan-ı Arz’dı. Büyük Divan’a bağlı olmayan posta ve haberleşmeden sorumlu Divan-ı Berid, adalet işlerinden sorumlu Divan-ı Mezalim ve hatunun emrinde hizmet veren Divan-ı Hatun gibi divanlar bulunurdu. Selçuklu adalet teşkilatı şeri ve örfi hukuk olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Şeri hukuk sisteminde, Din ile ilgili bütün davalara kadılar bakardı. Kadıların başına kadiü’l-kudat denilirdi. Örfi hukuk sisteminde davalara emir-i dad bakardı. Selçuklu ordusu; Gulaman-ı Saray askerleri,Hassa Ordusu, ikta askerleri, bağlı devlet askerler, gönüllüler, ücretliler ve Türkmen kuvvetlerinden meydana gelmiştir. Büyük Selçuklu Devleti, Türkler ve İranlılar olmak üzere başlıca iki gruptan oluşmuştur. Devletin mülki teşkilatına İranlılar, askerî teşkilatına Türkler hâkim olmuştur. Nizamiye Medreseleri Tuğrul Bey’in 1055 Bağdat Seferi sonrasında Selçuklular Sünni liderliğini üstlenmiştir. Sünni inancın ortadan kalkması amacıyla yıkıcı faaliyetlerde bulunan Fâtımiler için artık hedef Büyük Selçuklu Devleti olmuştur. Fâtımi ve Bâtınilerin yıkıcı faaliyetlerinin İslam dünyası için büyük bir tehlike olduğunu anlayan Büyük Selçuklu Devleti Sünni medreseler kurmaya karar vermiştir. Büyük Selçuklu Devleti hükümdarı Sultan Alp Arslan ve veziri Nizâmülmülk yıkıcı ve bölücü unsurlarla mücadele etmek, Sünni düşünceyi yaymak amacıyla devlet politikasını belirleyerek Nizamiye Medreselerini kurmuştur. İlki Nişabur’da açılmıştır. Nizamiye Medreselerinde İmam Gazalî tasavvuf, felsefe ve Bâtınilik ile ilgili çalışmalar yapmıştır. Büyük Selçuklu Devleti’nde Kültür ve Medeniyet Sultan Alp Arslan zamanında belli bir programla sistemli hâle getirilerek devlet himayesi ile medreselerde en tanınmış bilgin ve fikir adamları müderris olarak görevlendirilmiştir. Zengin kütüphanelerle donatılmış olan medreselerde öğrencilere aylık maaş verilmiş ve onlaraher türlü ihtiyaçları karşılanmıştır. Büyük Selçuklu Devleti Dönemi’nde açılan medreselerin programlarında İslami bilimlerle birlikte matematik, astronomi, felsefe, fizik, tıp, tarih, edebiyat gibi akli bilimler de yer almıştır. -İslami bilimlerde Eş-Şirazî, Cüveynî, Gazzalî ve Er-Razî gibi önemli âlimler yetişmiştir. Sultan Melikşah büyük harcamalar yaparak İsfahan ve Bağdat’ta rasathaneler kurdurmuştu. Devrin en önemli matematik ve astronomi âlimleri; Ömer Hayyam, Îsfizârî, El-Vâsıtî’dir. El-Hazini Büyük Selçuklu Devleti’nin enlem ve boylamlarını gösteren “Zîc-i Sencerî”’yi hazırlamıştır. Büyük Selçuklu Devleti’nde mimari ve sanat alanındaki faaliyetler İslam medeniyeti içerisinde yeni bir dönemi temsil etmiştir. Çini ile kaplı çok köşeli çatıları ve üzerlerindeki göz alıcı kumaş süslemeleriyle kümbetler Selçuklu mimarisinin en önemli eserleridir. Kopuz, Türk tanburu, Türk borusu, Türk neyi ve bağlama önemli Türk müziği aletleriydi.
Ana Sayfa>Tarih 1>6. Ünite Türklerin İslamiyeti Kabulu ve İlk Türk İslam Devletleri 6. Ünite Türklerin İslamiyeti Kabulu ve İlk Türk İslam Devletleri Kervansaray Nedir? Kuruluş Amacı ve Özellikleri 27 Mart 2020 Bu yazımızda ki konumuz Türk-İslam tarihinin en önemli hayır kurumlarından; Kervansaray nedir? Amacı, özellikleri ve faydaları nelerdir? sorularını cevaplamaya çalıştık. Kervansaray İle İlgili Soru-Cevap Kervansarayın diğer isimleri nelerdir?Ribat ve Hanİlk Türk kervansarayı hangi Türk devleti tarafından yapılmıştır?KarahanlılarBilinen ilk Türk kervansarayı hangisidir?Gazneli Mahmut döneminde yapılan Ribat-ı Mahi Anadolu’da ki ilk kervansarayın adı nedir?Alay Han Pervane RibatıAlay Han hangi Türk devleti tarafından … Devamını Oku Kadı Nedir? Kadıların Görevleri Nelerdir? 27 Mart 2020 Kadı nedir? Kadının görevleri nelerdir? Türk-İslam devletlerinin tamamında var olan, Osmanlı taşra yönetiminin en önemli görevlisi “kadı” bu yazımızın konusu. İslam tarihinde ilk kadı tayinini hangi halife yapmıştır?Hz. ÖmerSelçuklularda kadı atamasını kim yapar?Kadı’ül KudatOsmanlı Devleti’nin ilk kadısı kimdir?Dursun FakihOsmanlı Devleti’nde kadı atamasını kim yapar?Rumeli ve Anadolu KazaskeriKadılık müessesi ne zaman kaldırıldı?1924 yılındaKadı ve görevleri Kadı Nedir? Osmanlı merkezi yönetimi tarafından … Devamını Oku İlk Türk İslam Devletleri Test Soruları ve Cevapları 2 21 Mart 2020 Test AdıTürklerin İslamiyeti Kabulü ve İlk Türk İslam Devletleri Test Soruları ve Cevapları 2Test TürüÇoktan seçmeli Soru Sayısı12Tavsiye olunan süre18 dakika 1. – 840-1212 yılları arasında yaşadılar. – Resmi yazı dilleri Türkçe olup ,Uygur alfabesini kullandılar. – İlk Türk – İslam devleti oldular. Yukarıdaki özellikleri verilen Türk İslam devleti aşağıdakilerden hangisi olabilir ? A Karluklar B Gazneliler C … Devamını Oku İlk Türk İslam Devletleri Test Soruları ve Cevapları 20 Mart 2020 Test AdıTürklerin İslamiyeti Kabulü ve İlk Türk İslam Devletleri Test Soruları Test TürüÇoktan seçmeli Soru Sayısı13Tavsiye olunan süre19 dakika hangisinin 751 Talas Savaşı’nın sonuçları arasında olduğu söylenemez?A Türk-İslam tarihi başlamıştır. B Esir edilen Çinlilerden kâğıt, pusula, matbaa, mürekkep gibi buluşlar öğrenilmiştir. C Türk milleti İslam dünyasının koruyuculuğunu üstlenmiştir. D Orta Asya olası Çin istilasından kurtulmuştur. E Türk-Arap dostluğu başlamıştır. … Devamını Oku İlk Türk İslam Devletleri Doğru Yanlış Soruları 20 Mart 2020 Test AdıTürklerin İslamiyeti Kabulü ve İlk Türk İslam Devletleri Doğru Yanlış SorularıTest TürüDoğru YanlışSoru Sayısı20Tavsiye olunan süre20 dakika Aşağıdaki ifadelerin doğru ya da yanlış olduğunu karşılarındaki karelere D ve Y şeklinde yazınız. Savaşı ile kâğıt, matbaa, mürekkep ve barut gibi buluşlar Çin dışına yayılmıştır. devleti Tolun bin Ahmet tarafından kurulmuştur. Devletini Abbasiler yıkmıştır. Devleti Satuk Buğra … Devamını Oku İlk Türk İslam Devletleri Boşluk Duldurma Soruları 20 Mart 2020 Test AdıTürklerin İslamiyeti Kabulü ve İlk Türk İslam Devletleri Boşluk Duldurma Soruları Test TürüBoşluk DoldurmaSoru Sayısı20Tavsiye olunan süre30 dakika Aşağıdaki boşlukları uygun olan sözcüklerle tamamlayınız. dostluğu ……… Savaşıyla başlamıştır. ve Araplar arasında ilk savaş………………….Döneminde yapılmıştır. kurulan ilk Müslüman Türk devleti……………………dır. topraklara Hicaz bölgesine sahip olan ilk Türk devleti………………….dir. İPUCU Mısır’da Kurulan Türk İslam Devletleri Kısaca … Devamını Oku Büyük Selçuklu Ordusu 20 Mart 2020 Bu yazımızda Büyük Selçuklu Devleti’nin ordusunu oluşturan bölümler hakkında bilgi vermeye çalışacağız. Büyük Selçuklu Ordusu Bilgi Kartı Ordusu Gulaman-ı Sarayda milletlerin ailesini kaybetmiş çocuklarının küçük yaşlarda alınarak özel olarak yetiştirildiği daimi askerler olup bistegani isminde aylık ordu devletin merkez sultana bağlı muhafız birlikleridir. DİKKAT Gulam ordusunun Osmanlı Devleti’nde ki karşılığı “Kapıkulu”dur. 2. Hassa Ordusu Çeşitli … Devamını Oku Tuğrul ve Çağrı bey Dönemi Özet 19 Mart 2020 Bu dönemde temel amaç tam bağımsız bir devlet haline gelmek ayrıca göçebe Türkmenlerle yurt bulmaktır. Selçuklu Devletinin Kuruluşu Devletin kuruluşu için en uygun yer olarak ticaret yolları üzerinde bulunan ve toprakları verimli olan Horasan bölgesiydi. Tuğrul Bey’in bu amacını gerçekleştirmek için Cend şehrinden güneye doğru inmeye başlaması Horasana hakim olan Gaznelilere ilk mücadelelerinin başlamasında etkili mücadele Horasanı kaybetmek istemeyen … Devamını Oku Divan-ı Pervane Nedir? Pervanecinin Görevleri Nelerdir? 19 Mart 2020 Divan-ı Pervane Nedir? Anadolu Selçuklu Devleti’nde mülk, iktâ ve arazi işlerinden sorumlu divandır. Pervaneci divanı da Pervanenin başkanı kimdir? PervaneciDivan-ı Pervane hangi Türk devletlerinde görülür? Anadolu Selçuklu Devleti, Harzemşahlar, Karakoyunlular, Akkoyunlular ve Safevîler Divan-ı Pervane Bilgi Kartı Pervaneci Divanının Görevleri Mülk ve iktâ arazilerin tayin ve tahrir işlerini yapar, menşur ve beratları hazırlar, defterleri tutar, ihsanları dağıtırdı. Sultan için … Devamını Oku Divan-ı İşraf Nedir? Görevleri Nelerdir? 19 Mart 2020 Divan-ı İşraf Nedir?Türk-İslam Devletlerinde devletin mali ve idari işlerini teftiş eden İşrafın başkanı kimdir? Müşrif İşraf-ı Memalik, Sahib ü Divan-ı İşraf-ı Memalik veya İşraf-ül-Memleke Divan-ı İşraf hangi Türk devletlerinde görülür?Karahanlılar, Gazneliler, Büyük Selçuklu Devleti, Anadolu Selçuklu Devleti Divan-ı İşraf Bilgi Kartı Divan-ı İşrafın Görevleri Askeri ve mali işler hariç devletin tüm işlerini teftiş etmek. OKUMA TAVSİYESİ Büyük Selçuklularda Divanlar … Devamını Oku Sitemizi en iyi şekilde kullanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır. Sitemize giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılmaktasınız.
Türkler ve İslamiyet *Islamiyetin ortaya çıktığı dönemlerde Kök Türk Devleti Çin saldırıları sonucunda yıkılmıştı. *Buralardaki Türklerin çoğunluğu, Gök Tanrı, Şamanizm, Manihaizm, Budizm gibi dinleri benimsemişlerdi. *Hz. Ömer Döneminde Iran’In fethedilmesiyle Müslüman Araplarla Türkler komşu oldu. *Hz. Osman Döneminde ise Türklerle Müslüman Araplar arasında mücadeleler başladı. *Emeviler Döneminde Türklerle Müslüman Araplar arasında şiddetli savaşlar oldu. *Bu mücadelenin yaşanmasında Emeviler Döneminde devlet politikası hâline gelen Arap milliyetçiliğinin büyük etkisi olmuştu. Islamiyetin Türkler arasında yayılması ve etkin bir hâle gelmesi Abbasiler Döneminde mümkün oldu. *751’de Talas Savaşı adI verilen bu savaşta Karluk Türklerinin Müslüman Arapların yanında yer alması ile Çinliler büyük bir yenilgiye uğrayarak Orta Asya üzerindeki hâkimiyet mücadelesinden vazgeçmek zorunda kaldılar. *Talas Savaşı’ndan sonra Türkler, kitleler hâlinde Müslüman olmaya başladılar. Mısır’da Kurulan Türk Devletleri TolunoğullarI 868 – 905 *Abbasiler Müslüman Türklere değer vermişler, Türkleri valilik, ordu komutanlığı gibi üst düzeydevlet görevlerine getirmişlerdi. *Abbasi halifesinin takdirini kazanmış Türk komutanlardan biri olan Tolunoğlu Ahmet üvey babasının yerine Mısır’a naip olarak gönderildi. *Tolunoğlu Ahmet babasının ölümü üzerine Bağdat’taki saltanat kavgalarından da yararlanarak bağımsızlığını ilan etti ve Tolunoğulları Devleti’ni kurdu 868. *Bu devlet aynI zamanda Mısır’da kurulan ilk Türk devletidir. *Devletin başkenti Fustat tı *Ahmet bey mısırı mamur bir hale getirdi. *Ahmet ölünce 884 yerine, oğlu Humaraveyh geçti. *Daha sonra TolunoğullarI Devleti’nin başına geçmek isteyenler arasında taht kavgalarıbaşladı. *Bu kavgalardan yararlanan Abbasiler, TolunoğullarI Devleti’ne son vererekMISIR’I tekrar ele geçirdiler. Ihşidiler Akşitler 935 – 969 *Mısır’da kurulan ikinci Türk devletidir. * Kurucusu Abbasi Devleti tarafındanMısır’a vali olarak tayin edilen Muhammed’dir. *Muhammed’in babası Togaç, FerganalI bir Türk’tü ve Abbasilerin Suriye valiliğini yapmıştı. *Muhammed de 933’te MIsIr valiliğine tayin edildi. *Abbasi Halifesi, Muhammed’e Akşit unvanını verdi. *Muhammed Mısır’dabağımsızlığını ilan ederek başkenti Fustat olmak üzere Ihşidiler Devleti’ni kurdu 935. * Islamiyetin kutsal şehirleri olan Mekke ve Medine’yi kendine bağladı. *Muhammed ölünce 946 yerine oğlu Unûçur geçti. * Ancak çocuk yaşta olduğundan naipliğini Habeşli Kâfur üstlendi. * Kâfur, yıkılışına kadar devletin en etkili yöneticisi oldu. *Daha sonra kardeşler arasında çıkan taht kavgaları, karışıklıklara yol açtı. *Bu karışıklıklardan usanan bazı devlet adamları, batı komşuları olan Fatımîlerden yardım istediler. Mısır’da gözü olan Fatımîler, bu isteği kabul ederek Mısır’a girdiler ve Ihşidiler Devleti’ne son verdiler 969. Abid Yaşaroğlu Hocanın Ders Notlarından
Türkler tarihleri boyunca pek çok din ve inanış biçimini benimsemiştir. Yalnız bu dinler içerisinde en epey Göktanrı ve İslamiyet yayılmıştır. Bir toplumun sahip olduğu dini;sanatını,geleceğini,giyim kuşamını, ahlak yapısını, zevklerini, dilini ve ortak amaçlarını etkilemektedir. Bu nedenle din değiştirmek hayli zordur. 8 yy. birlikte arasında Türk toplumu tarihinin en köklü değişimini yaşamış, bu nedenle tarihçiler Türk tarihinin İslamiyet öncesi ve sonrası bi şekilde iki bölümde mücadeleleri Abbasiler döneminde şiddetini kaybetti. Çin ve Abbasi orduları arasında 751 yılında Talas savaşı Karluk Türklerinin Müslümanların yanında mekan almasından dolayı Abbasilerin üstünlüğü birlikte sonuçlandı. Bu savaştan sonraları Türk-Arap ilişkileri müspet yönde gelişti. Bu hadise Orta Asyanın kaderini değiştirirken, Türklerin İslamiyeti kabul etmelerinde de etken oldu. Talas savaşında Çinlilere karşı Arapların yanında mekan alan Karluklar itibaren kalabalık gruplar halinde İslamiyeti kabul İSLAMİYETİ KABUL ETME NEDENLERİTürkler başlarından itibaren büyük kitleler halinde Müslüman olmaya başladılar. Bunda Türklerin İslam öncesi inanışları birlikte İslamiyet arasında büyük benzerliklerin bulunması etken İSLAMİYETE GİRMEYE TEŞVİK EDEN FAKTÖRLERTürkler diğer dinlere karşı engin bir hoşgörüye sahipti. İslamiyet de bir hoşgörü diniydi. Eski Türk dini birlikte İslamiyet arasındaki benzerlik a-Tek tanrı inancı b-Ahiret inancı c-Hac ve kurban ibadetlerine eşdeğer ibadetlerin varlığı Sosyolojik etmenler, aile kavramına verilen ehemmiyet,namus,temizliğe verilen ehemmiyet İslamiyetteki cihat ve gaza anlayışı birlikte Türk-Cihan hakimiyeti düşüncesinin benzerlik göstermesi. Ekonomik ve sebepler, eski Türk toplumunda sosyal sınıflar dininde de böyle 1 ayrımın yapılmaması,dolayısıyla bütün iki düşüncede de halkın refah ve mutluluğunun gözetilmesi bulunur. Siyasi ve askeri tercih; Türk-Çin rekabeti hızla sürek etmekte,üstelik egemenlik yavaş yavaş Çinlilerin Türklerin elindeki Maverünnehiri de alarak egemenliği ele geçirmek istiyordu. Güneyde Arap yarımadasında ortaya çıkan İslam dinide büyük bir hızla yayılarak Çinlilerle rakip olabilecek konuma gelmiştir. 751'de Çinlilerle Araplar arasında meydana gelen Talas savaşında Türkler İslam ordusu yanında Çinlilere karşı savaşmış ve büyük bir zafer elde edilmiştir. Bu olaydan sonraları Türklerle Araplar arasındaki yakınlaşma hızlanıştır. TALAS SAVAŞININ ÖNEMİ VE SONUÇLARITürk-Arap ilişkileri gelişti. Türklerin İslamiyete girişinde dönüm noktası oldu. Çinin Orta Asya üzerindeki emelleri sona erdi. Hücum konumundan savunma konumuna geçtiler. Orta Asyanın Çinlileşmesi beklenirken Müslümanlılaşmasına sebep oldu. Yeni buluşlar ve teknik gelişmeler Çinlilerden Türklere,Türklerden Araplara mazi ve batıdaki gelişmelere zemin hazırlamıştır. Doğu ticaret yollarının denetimi Müslümanlara geçti. Karluklar 766'da bağımsız devlet kurdular. TÜRKLERİN İSLAMİYETE HİZMETLERİ Türklerin İslamiyeti kabul etmeleri dünya tarihinin kritik olaylarından birisidir. Çünkü Türkler İslamiyetin korunup, geniş alanlara yayılmasında İslam kültür ve medeniyetinin gelişmesinde kritik rol üstlendiler. Türkler özellikle Abbasilerden itibaren halifelik orduları içinde mekan aldılar. Bizans sınıfındaki Antep, Urfa, Tarsus gibi şehirlere yerleştirilmeleri birlikte İslam devletini Bizans tehlikesine karşı korudular. Türklerin yerleştirildiği bu hudut şehirlerine avasım adı için Bağdat yakınlarında askeri bir kent olan Samarra kenti vakit vakit Abbasilere karşı başkaldırı ederek yönetimde bulundukları topraklarda kendi devletlerini kurdular. Tolunoğuları,İhşitlerOğuzların İslamiyeti kabul etmelerinden sonraları Büyük Selçuklu devleti kuruldu. Bu devletin kuvvetli bir İslam devleti haline gelmesi birlikte Türkler İslam dünyasının politik liderliğini ele geçirdiler. Müslüman Türk hükümdarlar, Abbasi halifelerini korudular. Tuğrul bey, Abbasi halifesini Şii Büveyhoğulları baskısından kurtardı. Abbasi halifesi bu yardımlarından dolayı Tuğrul beye doğunun ve batının sultanı ünvanını verdi. Bu durum, Türklerin İslam Dünyasında ulaştığı gücü en güzel biçimde açıklamaktadır. İLK TÜRK İSLAM DEVLETLERİ1-TOLUNOĞULLARI868-903Aslen dokuz oğuz Türklerinden olan Tolunoğlu Ahmet mısırda valiyken Abbasilere karşı bağımsızlığını duyuru ederek Tolunoğlulları devletini kurdu868. Kendisine iyi bir etraf edinen Tolunoğlu Ahmet düzenli bir ordu oluşturmuş ve Mısır ekonomisini geliştirmek için çalışmıştır. Kuzeye doğru seferler yapmış, Suriye, Hatay ve Tarsus'a kadar hakimiyetini genişletmiştir. Mısır'da Türk İslam kültürünün yayılmasını sağlayan Tolunoğulları Abbasiler tarafından yıkılmıştır. O dönemden kalma en kritik yapıt Tol. Ahmet Camii'dir. 2-İHŞİTLER935-969Tolunoğlu devleri yıkıldıktan sonraları Mısırda kurulan ikinci Türk devletidir. Bu devletin kurucusu olan Muhammed, Abbasilerin Suriye valisi iken 935'de Mısır valiline atandı. Aslen Fengane Türklerinden olan Muhammed'e halife tarafından başarılı hizmetlerinden dolayı İhşid ünvanı verilmiştir. Bundan dolayı kurduğu devlete de ihşidler devleti denildi. Güneye doğru seferler yaparak Suriyenin tamamını ve hicaz bölgesini ele geçirdi. Şii Fatmileri tarafından 969'da yıkıldılar. Mısırın ekonomik bakımdan yükselmesine ve Türk-İslam kültürünün yayılmasına sebep olmuşlardır. Buna ilave olarak bölgede Hristiyanlarla savaşarak İslam devletinin savunuculuğunu da yağma, çiğil Türkleri tarafından kurulmuştur. İlk Müslüman Türk devletidir. Kurucusu Bilge Kül Kadir Han'dır. Başkent Balasagundur. Korucular Karahan ünvanını kullandığı için devlete Karahanlılar adı Satuk Buğra Han İslamiyeti resmi din bir şekilde kabul etmiştir. Kendisi de Abdül Kerim ünvanını almıştır. Halkın tümü Türk, resmi dili Türkçe' Samanoğullarına karşı Gaznelilerle birleşerek mücadele ettiler. 999 yılında Samanoğullarına son verdiler. Maveraünnehri Karahanlılara,Horasan Gaznelilede kaldı. Ceyhun nehri iki ülke arasında hudut oldu. İki ülke arasında Horasan yüzünden genellikle cenkler bu savaşlarda Karahanlılar başarısız olmuştur. Yusuf Kadir Hanın ölümünden sonraları ülkede başlayan taht mücadeleleri devletin 1042 yılında Doğu Karahanlılar ve batı Karahanlılar diye ikiye ayrılmasına sebep oldu. Doğu Karahanlılara 1211de Karahitaylılar son Karahanlılar ise Karahitay saldırıları birlikte zayıflamış,1212de Harzemşahlar Devleti tarafından yıkılmıştır. Kaloç Türkleri tarafından kuruldu, kurucusu Alp Tigin'dir. Alp Tigin Samanoğulları Devletinde yetişmiş bir Türk Gazneyi alarak 963'te devletini kurdu. Alp Tiginden sonraları Sebuk Tigin hükümdar oldu. Onun döneminde de hudutlar genişletildi. Gaznelilerin en ünlü hükümdarı Sultan Mahmuttur. En parlak dönemi onun zamanında Mahmutun Hindistana sefer düzenlemesinin başlıca sebebleri; Hindistanın mekan altı ve mekan üstü kaynaklarının zengin olması Ganimet elde etmeHindistanda İslamiyeti yaymak istemesi. Hindistan'a 17 sefer düzenlemiştir. Bu seferler sonunda hudutlar genişletildi. Hindistanın Pencap, Peşover, Multan, Gücarat, Sistan, Delhi ve Ganjın batısı ele geçirildi. Bu seferlerde elde edilen başarılar, Sultan Mahmutun İslam dünyasının kahramanı olmasını sağladı. Hindistandaki zengin altın ve mücevherler Gazneye taşınarak,ülke değerli yapılarla süslendi. Hindistan'dan getirilen filler ise Gazne ordusuna değişik ve üstün bir unsur Mahmut döneminin kritik olaylarından biri de Gazne-Selçuklular ilişkileri oldu. Bu sırada kuzeyde büyük bir tehlike bir şekilde beliren Selçuklular giderek büyümekte ve Horasana girmeye çalışıyordu. Sultan Mahmut ilk önce Selçukluları yenik etti. Yalnız bu mağlubiyet birlikte onların büyümesi ve genişlemesini önlemeyince Selçuklu Yabgusu Arslanı hile birlikte yakalatarak Hindistan'daki Kolincar kalesine hapsetti.
türklerin islamiyeti kabul etmesiyle başlayan türk dili dönemi